Bu haberle birlikte, 1 ŞEHİDinde SAKARYAlı Karakamış Mahallesi’nden terhisine 120 gün kalan SAKARYAlı 122’inci ŞEHİD’i, BİROL ELMAS olduğunu öğrenince acım ikiye katlandı…
Aslında 24 Asker’in her biri benim için SAKARYALI’dır…
Çünkü SAKARYA’da TÜRKİYE’nin, bir şehridir…
Onlar; 80 ili korurken, SAKARYA’yı da koruyan birer kahramandı…
Bu bir Gazeteci’nin aldığı en kötü bir haber olsa gerek…
Evet 24 ŞEHİDin haberi, yaptığın en kötü haberimdi…
Ben bu haberi yazarken, bir telefonda YÖÇEYDER Başkanı İsmail EMİNLER’den geldi…
Yetimlerin Manevi babası olan İsmail Bey; telefonda bana “acımız çok büyük. BİROL ELMAS’ın Annesi, bizim YÖÇEYDER Ailesi’nden” diyince, o anda telefonum elimden düştü…
BİROL ELMAS; benimde Basın danışmanlığımı yaptığım YÖÇEYDER’in üyesi olması, acımın ikiye katlanmasının diğer bir göstergesidir…
Her ŞEHİD haberinin arkasından, hükümet 1985 yılından beri “Bir adım geri atılmayacak, PKK’nın kökünü kurutacağız” diyor…
Ama aynı söylemler 26 yıldır devam ediyor ve 26 yıldır ŞEHİT veriyoruz…
Ya bırakın bu söylemleri daha ne kadar ŞEHİT vereceğiz…
Artık bu tür haberleri yapmak istemiyorum…
YETER ARTIK… YETER ARTIK… YETER ARTIK…
Kanlarla, başlarla alınan bu ülke, bir imza karşılığında, birilerine peşkeş çekilmemeli…
Bu Askerlerimizi ŞEHİT düşüren PKK’nın başı Öcalan’ın krallar gibi beslenmemeli…
PKK’lı görülen ve zorla yemin ettirilen BDP’li 35 sözde Milletvekili’nin meclisten ihraç edilmelidir…
En Önemlisi kaldırılan İDAM Kararı, geri getirilerek, çıkan karar ile ilk olarak Öcalan ve tutuklu PKK’ların hepsi idam edilmelidir…
Ben bu vesileyle, başta SAKARYAlı 122’inci ŞEHİD’imiz BİROL ELMAS’ın ailesi olmak üzere, tüm şehit ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyor ve Bakara Süresi’nin 154’üncü Ayet’iyle yazıma son vermek istiyorum…
Bismillâhirrahmânirrahîm; “Ve Allah yolunda öldürülen kimseler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz, farkında olmazsınız…”
Allah'ın dostlarıyla düşmanları arasında yapılan savaşta bir Allah dostu şehit edilmişse ve kalp gözünüz açıksa, biri yerde yatan diğeri yukarı yükselen iki kişi göreceksiniz. bunlardan bir tanesi ölmüştür. Yerde yatan, şehit olan fizik vücuttur. Yüzü göklere, göğsü Allah'a dönüktür. yüzünde bir gülümseme vardır. Allah yolunda şehit olan kişinin ruhu vücudundan ayrılır göklerin ordularına o an karışır. başka bir hüviyette ve başka elbiselerledir. Şehitlerin, ruhlarıyla yaşamaya devam ettiklerini baş gözleriyle görmek mümkün olmadığı için Allahû Tealâ "Siz onun şuuruna varamazsınız, onu hissedemezsiniz, onu baş gözlerinizle göremezsiniz." diyor. Göklerin orduları, ruhlardan oluşur. Ruh bütün âlemlerde fizik olabilir, bütün âlemlerde fiziğin ötesine geçebilir. Ne zaman Allah'ın orduları bir savaş verirse, göklerin orduları mutlaka onlarla beraberdir. Bu sebeple Allah'ın ordularının insanlardan oluşan kesimi, sayıları az da olsa (düşmanlar kat kat fazla da olsa) Allah'ın yardımıyla gâlip gelirler. Yeter ki Allah'ın kendilerine yardım edeceğinden emin olsunlar… Eğer Allahû Tealâ o savaşta size cenneti göstermişse, o gün dünya üzerindeki son gününüzdür. Korkmayın! atılın! Şehit olacaksınız. Allah'ın "göklerin orduları" dediği o muhteşem topluluğun içine siz de gireceksiniz…
Levent CANDAN
20.10.2011

