Reklam
  • Reklam
Yine Günlerden Torba Yasa
Cihad OKYAY

Cihad OKYAY

Yine Günlerden Torba Yasa

28 Kasım 2017 - 22:06

Yakın zamanda yürürlüğe girecek torba yasa tasarısına göz attım. İçeriğine biraz bakındığım zaman dikkatimi çeken yerler oldu ve bunları tartışmak istedim. Öncelikle torba yasa ülkemizin vazgeçilmezidir. Yasama organımız değişen siyasi aktörlere ve olaylara göre iş yaptığı için ki bu gayet normal bir olaydır. Bu sebeple haberlerde her zaman torba yasalardan bahsedilir. Torba yasa düşünülüyor, oylanıyor, onaylanıyor derken bu zaman zarfında tekrar başka bir torba yasa düşünülmesi şaşırtıcı derecede çabuk işleyen bir yasama organını bizlere gösteriyor. Tabi ki olağan üstü hali ve yönetimdeki istikrarı düşünürsek bu hız normal karşılanabilir. Ama şunu da düşünmek lazım. Yapılan KHK’lar veya yasalar yapıcılıktan uzak daha çok yıkıcı nitelikteler. Nasıl dersek, gündeme uzun süre hâkim olan vatandaşlar farkındadır; çıkarılan yasalar genel itibariyle düzenleyici değil sadece eski düzeni yok sayıp yeni vergilendirmeler yeni yetkilendirmeler yapılıyor ve yine tekrar getirdikleri bu düzeni de yok sayıp eski düzene bir geri dönüş söz konusu, tekrar ve tekrar... Burada biraz günü kurtarmaktan bahsedebiliriz. Ancak sıkıntılı bir coğrafyada bulunduğumuzu ve dış baskıları unutmamak gerek, yapılan yasalar elbette değişkenlere göre ayarlanıyor.

Torba tasarısına dönersek, tasarı oylanırken mecliste yaşanan klasik tartışmaları dile getirmeyeceğim. Bunun yerine torba yasayla gelecek yenilikleri konuşalım. İlk olarak kalıcı yaz saati uygulamasına dair bir yasa var ki ilgi çekicidir. Geçtiğimiz süre içinde Bakanlar Kurulu kalıcı yaz saatine geçtiğimizi duyurdu fakat Danıştay bu yürütmeyi durdurdu. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu Danıştay’a uymak için bir yıl sürecek bir kalıcı yaz saatini piyasaya sürdü. Gördüğümüz üzere seçilmiş ve atanmış arasındaki görüş ayrılığı göze batıyor. Peki bunu takiben ne yapılıyor; yeni torba yasada Bakanlar Kurulu’na 1 saati aşmamak kaydıyla ileri saat uygulaması yapma yetkisi veriliyor. İstikrar ve hızlı karar alma mekanizması için güzel bir yasa diyebiliriz. Yasaya baktığımız zaman yararını ve zararını tartışalım. Birçok yorumcu ve araştırmacıya göre tasarruf için yasalaştırılan kalıcı yaz saati, israfa sebep oldu. Elektrik kullanımı geçtiğimiz yıla göre ortalama yüzde 5,5 artmış. Üretici ve dağıtıcı haliyle kârda fakat vatandaşı düşünmek lazım. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak savunmasında vatandaşın %80 ‘inin kalıcı yaz saatinden memnun olduğunu ve bu uygulamayla 540 milyon ila 800 milyon arasında bir tasarruf sağlandığını söylüyor. Tasarruflara dair TÜİK raporları gizleniyor. Ve yapılan bağımsız halk anketleri eski saat sistemine dönüş yanlısı çıkıyor. Yanlışta ısrar mı diyelim yoksa geleceğe yönelik planlanan bir şey mi pek anlamlandıramadım. Ama dünyaya bakarsak Finlandiya, AB’de genel olarak yaz saati uygulamasının kaldırılması için çalışmaların başlatılması kanaatinde. Bizse geçen yıl kalıcı yaz saati uygulamasına geçtik. Eğer yanlışsa dünyanın dörtte üçü yaz saati uygulaması olmadan yıllarca hata içinde yaşıyor. Bu yüzden değerlendirmeyi geniş alanda yapmak lazım.

Tasarının devamında haberleşme hizmetlerinde özel iletişim vergisi birim olarak kabul edilerek %7.5 belirlenmiş. Şans oyunları gibi kazançlara uygulanan %10 veraset ve intikal vergisi %20 ye çıkarılmış ki bu iki katı ve büyük bir vergi çıkışıdır. Asgari ücretlerin 1404 liranın altına düşmemesi için ilave asgari geçim indirimi sağlanarak önlem alınacakmış. Yani ülke genelinde gelir adaleti sağlanmaya çalışılıyor. Bu yapılması gereken gecikmiş bir yasa bile denilebilir. Çünkü geçtiğimiz birkaç ay boyunca asgari ücretler, gelir vergisi dolayısıyla standarttan uzaklaşmıştı. Yine torba yasa tasarısında boştaki kamu lojmanları ihaleye sunularak kamu personeli için yeni konut ihtiyaçları karşılanacakmış. Açıkçası yılların sorunu bu. Sürekli ihale açılıyor kapanıyor, kimi satılıyor kimi kalıyor, sonuca varılamayan bir dert diyelim. Kurumlar vergisi %20 den %22 ye çıkıyor yine de Bakanlar Kurulu’na %20 ye kadar indirme yetkisi veriliyor, ne olur ne olmaz diye mi acaba. Motorlu Taşıtlar Vergisi tekrar değişiyor, dikiş tutturamadı. 2018’den itibaren trafiğe kayıt edilmiş araçlar için yeni vergi ölçülendirmesine ayrıca taşıt değeri de eklenecekmiş. Trafiğe kaydı 2018 öncesi araçlar şu anki mevcut tarifeye tabii olacaklar. Vergilendirmelerden farklı olarak ilgi çekici bir yasa daha var. Yetkisiz tütün ticareti yapanlara 3-6 yıl arası hapis cezası geçiyor. Yani açık tütün satanlar tezgâh altı satmaya başladı bile. Tütüncü dükkanlarından ziyade üreticilere büyük darbe vuruldu. Kimi vatandaşın damak zevki, kiminin ucuz diye başvurduğu tütüncüler artık bir bir kapanır. Yapılmak istenen ne dersek. Gayet basit; kimse bedelini ödemeden ülkede ticaret yapamaz deniyor. Ne de olsa vergilerle geçinen bir devletiz, devlet gelirinin tamamına yakını vergiler. Allahımıza hamd olsun, vergilerimiz var olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar