CHP'DE ÇIKMAZ SOKAKLAR
Reklam
Reklam
Cihad OKYAY

Cihad OKYAY

CHP'DE ÇIKMAZ SOKAKLAR

05 Şubat 2018 - 23:50

Bilindiği üzere CHP’nin kurultayında genel başkan tekrar Kemal Kılıçdaroğlu seçildi. Bu yazıda parti içi rekabete girmeyeceğim. Çünkü ülkemizde bu tür parti içi demokrasi mevcut değil. Bu yüzden kimse başkasına çamur atmasın.

İlginç olan şu; CHP tabanının değişimi bu kadar çok isterken delegelerde ki mevcut durumdan memnuniyet ve istikrar isteği şaşılır cinsten. Kurultayda dahi bu gözler önüne serildi. Kılıçdaroğlu konuşmasında neredeyse tüm delegeler ayakta alkışlarken, Muharrem İnce’yi az sayıda delege fakat çok sayıda seyirci alkışladı.

Kurultay çekişmeli de değildi olacaklar önceden belliydi. Kurultayda genel başkan adayları seçilmek için konuşma yapmak yerine hükümete muhalif söylemlerde bulundu.

Benim asıl dikkatimi çeken ne kurultay ne de sonuçları. Nihat Genç’in yakın zamanda yaptığı açıklamalar dikkat çekici. Ayrıca CHP’nin Afrin Operasyonu ve ÖSO için yaptığı dolambaçlı açıklamalar partiye olan sempatiyi gittikçe düşürdü.Ek olarak da CHP Genel Merkezi önünde Heykeltıraş Ragıp Çiçen’in yaptığı intihar protestosu da odak noktası oldu.

Nihat Genç bir televizyon kanalında kurultayı değerlendirirken soruları cevaplıyor. CHP’nin 90’lı yıllarda omurgasının kırıldığını kaset kumpaslarıyla partinin bitirildiğini söylüyor.

Kılıçdaroğlu’nun partiyi Alevi yapılanmaya bıraktığını, Kürtçüler ile Alevicilerin parti içinde rekabet içinde oldukları açıklamasını yaptı. Ayrıca CHP’nin HDP ile ilişkilerini gizlemek için Atatürk’ü kullandığını ileri sürdü.

Gayet çarpıcı açıklamalar bunlar. Son olarak da ‘‘Ankara’da kurulan parti, Kobanicilerle bitmiştir.’’ diyerek olayı özetledi. Açıklamaların doğrusunda veya yanlışında değilim ama bu tür ithamların yöneltilmesi dahi akıllara kurt düşmesine yeter.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke’nin açıklamasına gelmek istiyorum. ‘‘PYD'ye terör örgütüdiyebilmek için parti olarak istihbari bilgimiz yok’’ bu açıklamayı hatırlayanlar vardır. Geçen gün bir Mehmetçik abim sırf bu açıklama için Afrin yolu üzerinde Bülbül beldesindeki karargâha girmiş ve alın size istihbarat dercesine video hazırlamış. Karargâhın içinde Bebek Katili Öcalan’ın posterleri PKK’nın yönetici kadrosunun resimleri ve birçok PKK kaynaklı materyal mevcut. Mehmetçik ise‘‘Bizim PKK'yla işimiz yok diyenlere bak. Hani buralar PKK değildi PYD vardı?’’ diyor.

Ayrıca CHP’nin ÖSO hakkında konuşmaları da dikkat çekici. Bakınız Mehmetçik ile omuz omuza çarpışan kişiler bunlar. Haberlerde şehit açıklaması yapılırken ÖSO ve Mehmetçik ayrılmıyor. CHP, Esad Rejimi ile anlaşmak lazım, ÖSO ile değil, diyor. Zaten Esad ile anlaşma eğer var olabilseydi bugün Suriye sınırımız PYD/PKK’nın terör yuvalarıyla dolmazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan’a gitmeden havalimanında CHP’nin bu Afrin tavrını şöyle eleştiriyor; ‘‘CHP'nin yaklaşımı ne milli ne yerli. PKK'nın yaklaşımı ne ise CHP'nin de odur’’ Cumhurbaşkanı’nın bu açıklaması bana tekrar Nihat Genç’in ithamlarını hatırlattı.

CHP Genel Merkez binasının önündeki protestoya dönelim. 2016 yılının Nisan ayına dair bir habere rastladım. Haberde heykeltıraş Ragıp Çiçen’in kendini ihbar ettiği yazıyor. Çiçen, İzmir Karabağlar Belediyesi’ne proje çalışması için 1,5 milyon TL rüşveti tehditle ve zorla verdiğini söylüyor. Rüşveti vermezse proje için yatırdığı paranın yanacağını söylemişler. Çiçen’in söylemine göre rüşveti de bizzat Kılıçdaroğlu istemiş. Heykeltıraş abimizde sözleşme gereği arsanın tarafına verilmemesi yüzünden kendini ihbar eden bir suç duyurusuyla savcılığa dilekçe yollamış.

Aradan zaman geçiyor tabi bizim heykeltıraşı kimse dinlememiş, dikkate almamış.Kurultay öncesi Çiçen, CHP Genel Merkezi önüne içinde sentetik tiner ve tüp bulunan arabasıyla yanaşıyor. Tabi kendi üstüne de tiner dökmüş, elinde çakmak sözlerinin dinlenmesini istiyor. Ne kadar tehlike arz etse de amacının dinlenmek olduğu belli. Çünkü adamcağız ona yakın duran adamı sürekli uyarıyor kimseye zarar gelmesin diye. Çiçen görevli polis memurlarını da meşgul ettiği için özür diliyor.

Adam işini kaybettiğini, mal varlığının kalmadığını, eşinin ve çocuklarının ayrıldığını söylüyor. Sorumlusu da Kılıçdaroğu’dur, onun bir daha genel başkan seçilmesine canı pahasına engel olacağını söylüyor. Neyse ne adamcağız daha dinlenmeden görevliler tarafından etkisiz hale getiriliyor.

İntihar girişimi veya benzer bir hal başvurulmaması gereken bir şeydir. Çaresiz insanların son çaresi olarak gözükür. Bir o kadar yanlış bir düşüncedir. Sadece kendimiz için yaşadığımızı düşünüyoruz. Oysa geride bıraktıklarımızı umursamayız. Elbette çaresiz hale sokanda da pay vardır. Ama herkes yoluna bakıyor işte. Allah herkese akıl dinginliği versin diyelim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum