ÇOCUĞUM SÜREKLİ HAREKET EDİYOR!
K. NAGEHAN DEMİRAL

K. NAGEHAN DEMİRAL

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

ÇOCUĞUM SÜREKLİ HAREKET EDİYOR!

30 Aralık 2020 - 12:36


Çocuğum sürekli hareket halinde ve bu durum beni çok yoruyor dediğinizi duyar gibiyim.

İn o koltuğun tepesinden! Yastıkların üzerinde tepinme lütfen! Hadi ama artık evin içinde koşmayı bırak! Oturur musun? Şu anda sessizce beklememiz gerekiyor ama sen sürekli bağırıyorsun! Gibi cümleleri hangi anne-baba kurmadım der ki. Her evde ve her ebeveyn çocuk ilişkisinde kurulan cümlelerdir. Ancak kurduğumuz bu cümlelerle bu cümleleri günde kaç kez kurduğumuz arasında önemli bir fark var.

Anne babalar bana  “ Çocuğum çok hareketli acaba hiper olabilir mi? ( halk arasında hiperaktif ) sorusunu sıkça sorarlar. Hiper kelimesini onlar için ne ifade ettiğini sorduğumda ise: “ Sürekli hareket halinde hiç yerinde durmuyor. Yani işte bilirsiniz siz de…”  cevabını alırım.

Hiper sözcüğü çok farklı anlamlarda kullanılabiliyor. Ama genel olarak Hiperaktivite sözcüğünün kısaltılmış hali olarak kullanılıyor. Bu da dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olarak geçen tıbbı teşhisin bir parçasıdır. Peki bu teşhis her hareketli olan ve yerinde duramayan çocuğa konulur mu? Tabiki hayır. Bu konuda gelişimsel süreç, yaş, cinsiyet, durumlar ve yapılan gözlemler mutlaka dikkate alınmalıdır.

4 yaşındaki çocuğum beni çileden çıkarıyor hep böyle aşırı hareketli mi olacak? Sorusunu örnek olarak ele alalım ve konuyu biraz ayrıntılandıralım:

Aktiflik düzeyi yaşa göre çeşitlilik gösterir. Aktiflik düzeyindeki değişikliklerin birçoğu okul öncesi dönemde ortaya çıkar. 2 ya da 3 yaşındaki bir çocuğu gözünüzün önüne getirin; sürekli hareket halindedir. Tüm gün koşturur. Bir dakika yerinde durmaz. Aynı çocuk yedi sekiz yaşları arasında çok farklı davranış biçimleri sergiler. Bu yaş döneminde uzun süre sessiz kalabilir ya da uzun süre sessiz şekilde oyuncakları ile oynayabilir. Aktiflik düzeyi duruma göre de değişebilir. Bir futbol antrenmanında 3 yaşındaki çocuk gibi koşarken okulda sessizce dersi dinleyebilir.

Peki bu durum cinsiyete göre farklılık gösteriyor mu?  Bu konuda yapılan araştırmalar cinsiyete göre farklılaşmanın olduğunu göstermekte. Araştırmalara göre; İlkokula başlama yaşlarında kızlar uzun süre oturabilirken oğlanların oturma süresi kısa. Çocuklar büyüyüp gelişirken sinir sistemleri de olgunlaşır ve aktiflik düzeyleri düşer. Bu kızlarda oğlanlara oranla daha çabuk gerçekleşmektedir. Bu nedenle özellikle ilkokul döneminde cinsiyetler arası fark belirgindir.

Çocuğunuzun aktiflik düzeyinin normal olup olmadığını anlamak istiyorsanız onu yaşıtları ve kendi cinsleriyle ile karşılaştırmanızı öneririm. Diğer çocuklar ne kadar hareket ediyor, ne sıklıkla yaptıkları işi değiştiriyorlar ve ne kadar süre kıpırtısız kalabiliyorlar? Aileler genelde kendi çocukları içinde bir kıyas yaparlar. Ablası böyle değildi gibi cümleleri sıklıkla duyarız. Çocuk ablası ile kıyaslanırsa hiperaktif olarak değerlendirilebilir ancak akranları ile kıyaslamak daha doğru bakış açısı sunacaktır.

Eğer çocuğunuz 5 yaşından küçükse yürümeyi değil koşmayı tercih edecektir. Yerinde oturmak yerine sürekli kıpırdanacaktır.

 Kısaca çocuğunuz 5 yaşına kadar oldukça aktif olacaktır; 5 yaşından sonra öncelikle kız çocuklar olmak üzere aktiflik düzeyleri azalacaktır.

Peki ya azalmıyorsa? İşte bu durumda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB )dediğimiz tıbbı durum söz konusu hale gelebilir.

Normal şartlarda uykusu gelmiş çok yorulmuş ya da sıkılmış çocukların aktiflik düzeyi artar. Rutini bozulmuş çocuğun da aynı şekilde daha aktif olduğunu görebiliriz. Normalde uyku saati 21.00 olan bir çocuk farklı sebepler nedeniyle uyumazsa çocuk gözlemlendiğinde olduğundan daha hareketli ve aktif olduğu fark edilir. Can sıkıntısı aktiflik düzeyini artırıyorsa eğer o zaman çocuk sadece yeterince rahat hareket edemediği zaman hiper olur. Sıkılmadığında, dikkatini çeken bir durum olduğunda ise o kıpır kıpır olma hali kaybolacaktır. İşte bu durum onu DEHB olan çocuktan ayırır. DEHB yaşayan çocuk, yapmakta olduğu şey ilk anda dikkatini çekmiş olsa bile yerinde birkaç dakikadan fazla oturamaz. Bu kuralın tek istisnası dijital oyunlarıdır. Dijital oyunlar yoğun görsel işitsel ve fiziki uyarı sağlar ve bu bütün çocukların hatta DEHB yaşayan çocukların bile dikkatini saatlerce üzerinde tutabilir. Bu nedenle ne yazık ki evlerimizdeki ekranlar sanal bakıcılar haline gelmiş durumda…

Eğer çocuğunuz dikkatini çeken konularda, sıra beklemesi ya da sabit durması gereken zamanlarda bile aşırı aktifse, ödev yapma saatleri kaosa dönüşüyorsa , dur otur yapma hayır koşma dikkat et gibi kalıplar gün içinde en çok kullandığınız sözcükler halini almışsa ve bu durum sizi artık çok fazla yoruyorsa  bir uzmana danışmanızı öneririm.

                                                                 
                                                                             instagram
                                                                    psk.dan.nagehandemiral 
                                                                         mail
                                                                [email protected]om