HELİKOPTER ANNE-BABALIK
Reklam
K. NAGEHAN DEMİRAL

K. NAGEHAN DEMİRAL

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

HELİKOPTER ANNE-BABALIK

18 Ocak 2021 - 08:09


Helikopter ebeveynlik nedir diye sorsam aklınıza neler gelir acaba ? Son zamanlarda en çok konuşulan anne baba tutumları arasında yer alıyor.
Bu zamana kadar anne baba tutumu hakkında çok şey yazıldı çizildi. Çocuk yetiştiren, çocuk sahibi olmak isteyen ya da psikolojiye ilgi duyanlarımızın “aa, evet ben duymuştum” diyeceği tutumlar bunlar. Örnek verecek olursam; demokratik, otoriter, izin verici ve dijital ebeveynlik.. Eminim bir şeyler çağrıştırmıştır. Uzun uzun bu kavramlara girip konuyu dağıtmak istemiyorum. Merak edenler için birçok kaynak mevcut. Bu yazımda sizinle paylaşmak istediğim tutum “helikopter ebeveynlik”
Kendimizi kimlikliğimizle topluma ne kadar ait hissedeceğimiz ebeveynlerimizin tutumlarıyla yakından alakalı. Çünkü her bireyin kişilik gelişimi çocukluk döneminde temelleniyor. Yetişkinliğimizdeki davranışlarımıza baktığımızda çoğunun ana vatanı çocukluğumuzdur. Çocukların kendileri için rol model aldıkları en önemli kişiler de ebeveynleridir. . Bu açıdan bakınca ebeveynlik çocuk yetiştirmede anahtar bir role sahip.
Dokunulmayan Bebeklerin Hepsi Ölür
1944 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde 20 yeni doğmuş bebek, sadece fizyolojik ihtiyaçlarının karşılandığı bir deneye tabi tutuldular. Teslim edildikleri bakıcılar deney talimatlarınca bu bebeklere sadece onları doyurmak, yıkamak ve bezlerini değiştirmek için yaklaşacak ve bunlar dışında hiçbir şey yapmayacaklardı. Bakıcılara bu işleri yaparken dahi mecbur kalmadıkları müddetçe bebeklere hiç bakmamaları ve dokunmamaları, onlarla asla iletişim kurmamaları söylendi. Bebeklere duygudan arındırılmış makineler gibi yaklaşıldığı halde tüm fiziksel ihtiyaçlarına azami kertede özen gösterildi. Ayrıca, ortam hep steril tutuldu.
Dört ay sonra, bebeklerin yarıdan fazlası çoktan ölmüştü. Bebeklerin ölmesi için fizyolojik hiçbir neden yoktu; öldüklerinde hepsi son derece sağlıklıydı. Bebeklerin her biri istisnasız olarak, ölümlerinden bir süre önce ses çıkarmayı, bakıcılarının ilgisini çekmeye çalışmayı kesmiş, çoğunluğu hareket etmeyi, ağlamayı hatta herhangi bir jest, mimik göstermeyi bıraktıkları bir evreye girmişti. Ölüm, bebeklerin "vazgeçtiği" bu evreden hemen sonra geliyordu. Deney dört ayın sonunda artık daha fazla ölüme neden olmamak için yarıda kesildi; fakat bu bebeklerden "vazgeçme" evresine girmiş olanlar deney ortamından hemen çıkarıldıkları ve doğal bir aile ortamına alındıkları halde kurtarılamadılar.
 
Bu örnek kafalara çocuğumu aşırı sevmeliyim ve onunla aşırı ilgilenmeliyim düşüncesini getiriyor olabilir.  Fizyolojik ihtiyaçları karşılanıp; sevilme, dokunma ait olma güven ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda yaşanılanlar bu çarpıcı deneyle kanıtlanmış. Bu aslında her şeyin aşırısının zararlı olduğu gerçeğini bizlere vurgulamaya çalışmıyor mu?
 
Çocukların büyümek için fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanması kadar sevilme ait olma kabul edilme gibi duygusal ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini bugün artık biliyoruz. Ama bir ihtiyaç daha var ki o da oldukça kilit bir noktada “ bağımsızlık, üretkenlik ve özgür olma ihtiyacı. Helikopter ebeveynlik ,gelişmesi kritik derecede önem arz eden bağımsızlık ihtiyacının önüne geçiyor.
 
Çocuklarıyla aşırı derecede ilgili olan,  çocuk odaklı yaşayan, çocuğu adına ondan bağımsız planlar yapan, çocuklarına ihtiyacı olmamasına rağmen yardım eden, sorunları çözebilecek olmasına rağmen çocuğuna bırakmadan tüm sorunları çözen, çocuğunun hayatını planlama, yönetme, katılacağı etkinliklere, kurslara çocuğu adına karar verme ve hedeflerini bile kendi belirleyen mükemmeliyetçi anne babalardan bahsediyorum.
Daha gündelik örnekler vereyim. “Çocuğu daha su demeden suyunu veren, acıktım demeden acıkmışsındır diyerek zorla yemek yediren, doydum dediği halde hayır doymamışsındır ne yedin ki bitsin o tabak diye cevap veren, daha adım atmadan elinden tutup kaldıran, bahçede parkta peşinden koşan, kendi yemek yiyebileceği halde dökersin sen diyerek yemeğini yediren, yaşın geldi en popüler alan ata binmek seni at biniciliği kulübüne yazdırıyorum diyen, sen yapamazsın dur daha küçüksün   ayyy! başına bir şey gelir diye panikleyen,  çocuğum ders çalışıyor çıt çıkarmayın diyerek çevresine ateş püsküren, sen söyle yeter ki iste her şeyi yaparım benim olmadı senin mutlaka olmalı diye olağanüstü çaba sergileyen anne babalar…
 Bu cümleler tanıdık geldi mi?
Bu tutuma sahip anne ve babalar çoğunlukla “biz bugün resim yaptık‟, “bugün okulda yıldız aldık‟ gibi çoğul özne kullanarak çocuklarının adına konuşmayı tercih ederler.
Anne babaların ifadesiyle niyetleri aslında “kendilerince” iyidir. Kendi yaşayamadıkları hayallerini çocuklarına yaşatarak kendi oluşumlarını tamamlamaya çalışırlar. Bu tutumları “fedakârlık” olarak ifadelendirirler. Ancak çocuklarının kişilik gelişimine olumsuz etkileri olduğunu artık kabul etmeliler. Bu tutumla büyüyen çocukların;  problem çözme becerilerinin yetersiz olduğu, yetişkinlik döneminde depresyona yatkın oldukları, duygusal sorunlarla baş edemedikleri, bireyselleşmede zorlandıkları için özgüven ile ilgili sorunlar yaşayan bağımlı kişiler haline geliştirdikleri yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur.
Hal böyle olunca ailesine “bağlı”  değil “bağımlı” nesiller yetişiyor. Peki, o zaman şimdi sorun kendinize “siz helikopter ebeveyn misiniz?
Görüşmek üzere…
Tüm sorularınız için sayfa sonuna instagram sayfamı ve mail adresimi ekliyorum.

instagram : psk.dan.nagehandemiral 
e'mail:  [email protected]      

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Yusuf Çivici
    1 ay önce
    Harika bir yazı, velilerime okumalarını tavsiye edeceğim
  • Ali Osman Akkoz
    1 ay önce
    Kalemine sağlık Nagehan öğretmenim
  • Osman H
    1 ay önce
    Harika bir yazı olmuş güzel tespit. Evet bu tarz çoçuk yetiştirilmesine bende karşıyım cevremizde var böyle maalesef. Çoçukları kendi istediği gibi değilde dediğin gibi sen yap***azsın dur ben yapayım sen yiyemezsin dur ben yedireyim diye diye aslında çocuklara hiçte iyi yapmıyorlar. Gerçekten harika bir tespit olmuş ağzına kalemine sağlık teşekkür ederiz dev***ını bekliyoruz