Basına ve Kamuoyuna

Basına ve Kamuoyuna

Filistin Topraklarını işgal ve Filistinlileri yerinden etme üzerine kurulu İsrail Devleti son yıllarda Batı Şeria’daki yerleşimleri ilhak etmeye ve Doğu Kudus’ü de işgal sürecinin bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Son aylarda Doğu Kudüs’te Filistinlilerin evlerini zorla işgal eden devlet destekli Siyonist yerleşimcilere yönelik protestolar artınca Tel Aviv rejimi acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi: Yüzlerce yaralı, yüzlerce gözaltı ve evlerinden sürülen yüzlerce insan.

Basına ve Kamuoyuna

Filistin Topraklarını işgal ve Filistinlileri yerinden etme üzerine kurulu İsrail Devleti son yıllarda Batı Şeria’daki yerleşimleri ilhak etmeye ve Doğu Kudus’ü de işgal sürecinin bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Son aylarda Doğu Kudüs’te Filistinlilerin evlerini zorla işgal eden devlet destekli Siyonist yerleşimcilere yönelik protestolar artınca Tel Aviv rejimi acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi: Yüzlerce yaralı, yüzlerce gözaltı ve evlerinden sürülen yüzlerce insan.

Basına ve Kamuoyuna
19 Mayıs 2021 - 15:35

Siyonist zulüm karşısında şimdi yine tüm dünya ayağa kalkmış gibi görünüyor. Ama sadece görünüyor. Filistin halkının uzun yalnızlığı sürüyor. 1948’den beri işbirlikçi Arap rejimlerine şimdi dünyanın her tarafında timsah gözyaşları döken siyasal İslamcı koro da eklenmiş durumda. Gerçek bir itirazın taleplerini ortaya konmadan sadece sembolik olarak mağduriyet edebiyatına, Filistin halkının hiç ama hiç ihtiyacı yok. Filistinliler bize soruyor: Milyonlar neredesiniz? Neredesiniz ey milyonlar? Buradayız demek için taleplerine kulak vermemiz gerekiyor.

Sözde Filistin dostu sözler sarf eden ancak İşgalci İsrail rejiminin en büyük ticari ortaklarından birisi olan AKP Hükümeti de 20 yıldır yaptığını tekrarlıyor: Filistin direnişini içe dönük bir hamaset ve istismar aracına dönüştürüyor. Timsah gözyaşları ile Filistin halkının varoluş mücadelesini dinci bir propaganda aracına dönüştürmeye çalışıyor.

Filistin bir sembol değil, bir halktır. Etten kemikten canlı insanlardan yaşlılardan, bebeklerden, gençlerden, çiftçilerden ve işçilerden oluşan kocaman bir halk. Yarısı sürgünde, diğer yarısı dünyanın en büyük açık cezaevine dönüştürülmüş Gazze’de ve kuşatılmış Batı Şeria topraklarında sıkıştırılmış, her gün yoksullukla ve şiddetle yüz yüze bırakılmış bir halktır. 

170’in üzerinde Filistinli örgüt, siyasi parti, sendika federasyonu ve kitle hareketi tarafından imzalanan BDS Çağrısı, Filistin halkının vazgeçilemez hakkı olan kendi kaderini tayin hakkını kullanması için asgari gereklerin ancak bu üç temel talebin karşılanmasıyla yerine getirileceğini savunarak Filistin halkının ortak özlemini dile getiriyor.

*Boykot,

*Anlaşmaların iptali

*Yaptırım

 

Filistin halkının İşlevsel olarak üç temel başlıkta toplanan, uluslar arası toplundan talepleri çok belirgindir.

-İsrail, uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirene kadar tüm İsrail mallarına ve hizmetlerine genel bir boykotun teşvik edilmesi.

-İsrail’in işgal rejimini sürdürmesinde suç ortaklığı yapan tüm İsrailli akademi, kültür ve turizm kurumlarının boykot edilmesinin teşviki.

-Uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine dahil olan, ister İsrailli ister uluslararası şirketlerden yatırımların çekilmesi ve/veya bu şirketlerin ürünlerine gerçekçi bir boykot uygulanmasını teşvik etmek

-Özellikle insan hakları alanında “ağır ahlaki kusur”u olan şirketlerin kamu sözleşmelerinden dışlanmasını gerektiren ulusal ve uluslararası yasaları uygulamaları için yerel meclisler ve bölgesel hükümetler nezdinde lobi yapmak.

-Uluslararası hukuku ve Filistinlilerin haklarını ihlalinden dolayı İsrail ile tüm serbest ticaret ve diğer imtiyazlı ticaret anlaşmalarının hemen askıya alınmasını istemek.

            Bu itibarla 1948’den bu yana Filistin halkının yanında olan Türkiye halklarının temsilcileri olarak biz emekçiler, Direnen  Filistin Halkını saygıyla selamlıyoruz. Emperyalist İsrail devletini lanetliyoruz.

Sözde Filistin dostu sözler sarf ederek, iç politikaya malzeme yapan ancak İsrail’in en büyük ticari ortaklarından birisi olan AKP Hükümetini;

İsrail mallarının boykot edilmesi, İsrail ile yürürlükte olan Askeri ve ticari anlaşmaların askıya alınması, Uluslararası toplumda İsrail’e yaptırım kararı çıkarmak üzere girişimlerde bulunulması gibi somut ve gerçek adımlar atmaya çağırıyoruz.

Ya şaşın Filistin Halkının Onurlu mücadelesi!

Yaşasın halkların Kardeşliği!Siyonist zulüm karşısında şimdi yine tüm dünya ayağa kalkmış gibi görünüyor. Ama sadece görünüyor. Filistin halkının uzun yalnızlığı sürüyor. 1948’den beri işbirlikçi Arap rejimlerine şimdi dünyanın her tarafında timsah gözyaşları döken siyasal İslamcı koro da eklenmiş durumda. Gerçek bir itirazın taleplerini ortaya konmadan sadece sembolik olarak mağduriyet edebiyatına, Filistin halkının hiç ama hiç ihtiyacı yok. Filistinliler bize soruyor: Milyonlar neredesiniz? Neredesiniz ey milyonlar? Buradayız demek için taleplerine kulak vermemiz gerekiyor.

Sözde Filistin dostu sözler sarf eden ancak İşgalci İsrail rejiminin en büyük ticari ortaklarından birisi olan AKP Hükümeti de 20 yıldır yaptığını tekrarlıyor: Filistin direnişini içe dönük bir hamaset ve istismar aracına dönüştürüyor. Timsah gözyaşları ile Filistin halkının varoluş mücadelesini dinci bir propaganda aracına dönüştürmeye çalışıyor.

Filistin bir sembol değil, bir halktır. Etten kemikten canlı insanlardan yaşlılardan, bebeklerden, gençlerden, çiftçilerden ve işçilerden oluşan kocaman bir halk. Yarısı sürgünde, diğer yarısı dünyanın en büyük açık cezaevine dönüştürülmüş Gazze’de ve kuşatılmış Batı Şeria topraklarında sıkıştırılmış, her gün yoksullukla ve şiddetle yüz yüze bırakılmış bir halktır. 

170’in üzerinde Filistinli örgüt, siyasi parti, sendika federasyonu ve kitle hareketi tarafından imzalanan BDS Çağrısı, Filistin halkının vazgeçilemez hakkı olan kendi kaderini tayin hakkını kullanması için asgari gereklerin ancak bu üç temel talebin karşılanmasıyla yerine getirileceğini savunarak Filistin halkının ortak özlemini dile getiriyor. 

*Boykot,

*Anlaşmaların iptali

*Yaptırım

 

Filistin halkının İşlevsel olarak üç temel başlıkta toplanan, uluslar arası toplundan talepleri çok belirgindir.

-İsrail, uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirene kadar tüm İsrail mallarına ve hizmetlerine genel bir boykotun teşvik edilmesi.

-İsrail’in işgal rejimini sürdürmesinde suç ortaklığı yapan tüm İsrailli akademi, kültür ve turizm kurumlarının boykot edilmesinin teşviki.

-Uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine dahil olan, ister İsrailli ister uluslararası şirketlerden yatırımların çekilmesi ve/veya bu şirketlerin ürünlerine gerçekçi bir boykot uygulanmasını teşvik etmek

-Özellikle insan hakları alanında “ağır ahlaki kusur”u olan şirketlerin kamu sözleşmelerinden dışlanmasını gerektiren ulusal ve uluslararası yasaları uygulamaları için yerel meclisler ve bölgesel hükümetler nezdinde lobi yapmak.

-Uluslararası hukuku ve Filistinlilerin haklarını ihlalinden dolayı İsrail ile tüm serbest ticaret ve diğer imtiyazlı ticaret anlaşmalarının hemen askıya alınmasını istemek.

            Bu itibarla 1948’den bu yana Filistin halkının yanında olan Türkiye halklarının temsilcileri olarak biz emekçiler, Direnen  Filistin Halkını saygıyla selamlıyoruz. Emperyalist İsrail devletini lanetliyoruz.

Sözde Filistin dostu sözler sarf ederek, iç politikaya malzeme yapan ancak İsrail’in en büyük ticari ortaklarından birisi olan AKP Hükümetini;

İsrail mallarının boykot edilmesi, İsrail ile yürürlükte olan Askeri ve ticari anlaşmaların askıya alınması, Uluslararası toplumda İsrail’e yaptırım kararı çıkarmak üzere girişimlerde bulunulması gibi somut ve gerçek adımlar atmaya çağırıyoruz.

Ya şaşın Filistin Halkının Onurlu mücadelesi!

Yaşasın halkların Kardeşliği!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Türk bilim insanlarının buluşu heyecan uyandırdı…
Türk bilim insanlarının buluşu heyecan uyandırdı…
İYİ Adapazarı'ndan Emekliler Derneğine ziyaret
İYİ Adapazarı'ndan Emekliler Derneğine ziyaret