Başkan Uygur turizm politikası
ile ilgili yaptığı değerlendirmede, turizmin sadece istihdam anlamına
gelmediğini belirterek, ‘’Turizm marka kent olmanın mihenk taşlarındandır.
İlimizin ülkemize ve dünyaya tanıtılmasında ana argümanlardan birisi olacaktır.
Amaç hemen her alanda ön planda olmaksa turizm vazgeçilmezimiz olmalıdır.
Sadece doğamızla turizme katlı sunmak eksik kalır. Doğa turizminin beraberinde
kültür turizmi ve iş turizmi de yer almalıdır.’’ İfadelerini kullandı.
Başkan Uygur ‘’neler
yapılabilir?’’ sorusuna açıklık getirdi
15 KM. uzunluğundaki Karasu
Sahili, Sapanca Gölü, Sakarya Nehri ve Mudurnu Çayı’na dikkat çeken Uygur,
nasıl daha iyi hale gelebiliriz sorusuna açıklık getirerek turizm politikası maddelerini
açıkladı. Başkan Uygur, ‘’ Sapanca gölü İtalya’daki meşhur Como gölünden daha
güzeldir. Ama mevcut yapılaşma ile Sapanca’mız hak ettiği üne
kavuşamamaktadır.’’ dedi.
‘’Sakarya Nehri’nin
etrafına Botanik Parkı’’
‘’Sakarya nehri mükemmel nehirlerimiz
arasında bulunuyor. Mutlaka Tuna kadar değerli olmalıdır’’ vurgusu yapan Başkan
Uygur, Sakarya Nehri etrafına botanik parkı kurulabilir önerisinde bulundu.
Uygur, ‘’ Etrafına 10 Km. çaplı
dünyanın en büyük botanik parkını kurabiliriz. Dünyanın en önemli bilim
insanları, araştırmacılar ve meraklı insanlara ziyaretgah oluşturulabilir.
Türkiye, Dünyanın bitki çeşitliliği konusunda en zengin ülkelerinden biridir.
Aynı şekilde yapılacak düzenleme ile Sakarya Nehri, Molla köy civarı başta
olmak üzere doğal balık avlanma merkezlerinden biri olacaktır. Sakarya nehir
taşımacılığı botanik parkla bütünleşerek muazzam bir gezinti tecrübesi
olabilir.’’ İfadelerini kullandı.
Başkan Uygur’dan yenilikçi
öneriler
Başkan Uygur, yenilik getiren
turizm konusundaki proje ve önerileri şu şekilde sıraladı:
Mudurnu çayı;Dokurcundan Akyazı sapağına kadar 20 Km. alanda oluşturulacak doğaya uyarlanmış
rekreasyon alanı, piknik alanları, oluşturulacak korular ile kesin bir çekim
merkezi olacak, insanlarımızın ve ziyaretçilerimizin ruh dinginliğini giderecek
doğal bir cennet olacaktır. Yine olta balıkçılığı turizminin de merkezlerinden
olacaktır.
Hendek, Karasu, Kocaali,
Sapanca, Geyve ve Taraklı dağlarındaki şelale ve çaylardan akan sularda
alabalıklar olduğunu düşünün; burası bir nevi mini Alpler olabilir.
Taraklıda oluşturulacak
halka açık havuzlarla hem sağlık hem de termal turizmde ilimiz kesinlikle marka
olacaktır.
Geyve köyleri ile Ali Fuat
Paşa Mahallesi Taraklı ilçesinin özgün mimarisi ile ilimizin tarihi kültürel
köylerinden biri olacaktır.
Köy kent müze projesi; Tüm
Osmanlı bileşenleri ilimizde mevcuttur. 200 ile 300 yıllık Trabzon, Urfa,
Kafkas, Balkan, Muş, Ankara, Antalya, Tokat, Antep, İzmir, Kütahya gibi
ülkemizin bütün köylerini hayal edin. Mini köylerde 200 300 yıl geriye gidin.
Harika köy müzeleri oluşturmak sadece ülkemizde değil, Dünya’da da büyük bir
ses getirebilir.
Savaş Müzesi projesi;Türk ve İslam tarihinin parlak zaferlerinin üç boyutlu görsellerinin olduğu
müze hem eğitici, hem ilimizi tanıtıcı hem de ismine yakışır olacaktır.
Türkiye’mizin İlk ve Orta öğretimindeki tüm öğrencilerin ziyaret etmesi
sağlanacak ve ilimizi daha küçük yaşlarda çocuklar da yakından tanıyacaktır.
Mohaçı, Kosovayı, Varnayı, Malazgirti, Dandanakanı, Maverun Nehiri, Plevneyi,
Prutu görecek, Atasının yaptığı kahramanlıklarıyla geleceğe ışık tutacaklardır.
Umut varsa kaliteli yaşam vardır.
















