Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Adapazarı
Şube Başkanı Orhan Büyü, derneğin Başkanlar Kurulu Toplantısına katıldı.
Ankara'da Genel Merkez Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen ve 113 şube başkanının
katıldığı toplantıda ülke gündemi ve emeklilerin sorunları değerlendirildi.
Başkanlar Kurulu olarak ülkemizin güvenliği ve
milletimizin bütünlüğüne yönelik hain saldırıları şiddetle kınadıklarını
belirten Büyü, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vermekte olduğu mücadelede
şehit olan askerlerimizi, güvenlik güçlerini ve sivil vatandaşlarımıza
Allah’tan rahmet dileyerek, gazilerimize de acil şifalar temenni ediyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun. Türkiye Cumhuriyeti, barış ve huzur sağlanması
için üzerine düşen görevi yapmasına rağmen, emperyalist güçler ve devletler,
enerji ve petrol çıkarları için Ortadoğu ülkelerinde iç savaş çıkarmış ve ülke
insanlarının hayatlarını kaybetmesine ve acılar yaşanmasına neden olmuştur. Bu
tür acıların yaşanmaması için, dünyanın gerekli olan dersi çıkarması ve acılara
son verilmesi yolunda, her ülke kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine
getirmelidir." dedi.
Büyü ayrıca Dünya Kadınlar günü dolayısıyla
tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.
Emeklilerin sorunları ile bunların çözüm
yollarının değerlendirildiği Başkanlar Kurulu Toplantısının ardından
emeklilerin taleplerini paylaşan Büyü, intibak yapılmadan emekli aylıklarındaki
farklılıklara çözüm getirilemeyeceğinin altını çizdi. Büyü, "Prim kazancı
ve prim ödeme gün sayısı eşit olanlara, emekli olunan tarihlere bakılmaksızın,
aynı aylık ödenmesi için 2000 sonrasında emekli olanların intibakları yapılmalıdır.
Taban aylıklar kendi içinde anlamını yitirmiş ve 2000 sonrasında emekli olanların
mağdur edildiği bir süreç yaşanmaktadır. Özellikle de, 2008 sonrasında emekli
olanların taban aylıklarında ciddi kayıplar bulunmaktadır. Bu nedenle, 2000
öncesi dönemdeki gibi, asgari ücretin yüzde 70’inden az olmayacak şekilde taban
aylık benimsenmelidir" dedi.
Büyü, emeklilerin taleplerini sıralayarak şu
ifadelere yer verdi:
"Banka promosyonları, emeklilerimizin
beklentilerinin altında belirlenmesi, hayal kırıklığı yaratmıştır. SGK ve
Ziraat Bankası arasında yapılan anlaşmaya göre, mevcut promosyon ödemelerine
yüzde 66 artış yapılarak aylık seviyelerine göre 500, 625 ve 750 TL olarak
belirlenmesi, olumlu bir adım olmakla birlikte yeterli görülmemiştir. Bankaların
kendi içinde yarışa girmesi de olumlu bir değerlendirme olmakla birlikte
gerçekçi bir promosyon ödemesinin belirlenmesi için Derneğimizin de temsil
edildiği bir komisyon kurulmalı ve bütün taraflar masada olmalıdır.
Hükümetimiz; bu konuda önderlik yapmalı ve çalışanlara yapılan ödemeler de esas
alınarak emeklilerimize hak ettikleri promosyon ödenmelidir. Ziraat Bankası da
dahil, bütün bankalar tekliflerini sunmalı ve beklentileri karşılayacak bir
promosyon kararı alınmalıdır.
Emekli aylıklarına yapılan yüzdeli zamlar
emeklilerimizin alım gücünü korumada yetersiz kalmıştır. Tüfe artışlarının
hesaplanmasında emeklilerimizin harcamaları gerçekçi bir şekilde temsil
edilmediğinden, emekli aylıklarına SEYYANEN ZAMLAR yapılmalı, milli gelir artışından
pay verilmelidir.
İntibak yapılmadan, emekli aylıklarındaki
farklılıklara çözüm getirilemez. Prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı eşit
olanlara, emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, aynı aylık ödenmesi için 2000
sonrasında emekli olanların intibakları yapılmalıdır. Taban aylıklar kendi
içinde anlamını yitirmiş ve 2000 sonrasında emekli olanların mağdur edildiği
bir süreç yaşanmaktadır. Özellikle de, 2008 sonrasında emekli olanların taban
aylıklarında ciddi kayıplar bulunmaktadır. Bu nedenle, 2000 öncesi dönemdeki
gibi, asgari ücretin yüzde 70’inden az olmayacak şekilde taban aylık
benimsenmelidir.
Ek ödeme yüzdeleri olan 4-5 oranları anlamını
yitirmiştir. Emeklilerin harcamalarından alınan KDV ve ÖTV oranları esas alınarak
vergi iadesinin karşılığı olarak ödenecek ek ödeme oranı yüzde 9-10’a
yükseltilmelidir. Çalışanlara yapıldığı gibi ailenin korunması amacıyla yapılan
"Aile Yardımı", birer ailesi olduğundan, emeklilerimize de yapılmalıdır.
Dini bayramlarda ödenen, Bayram İkramiyeleri
günün koşullarına göre yeniden belirlenmeli ve ardından da her yıl
"yeniden değerleme ölçütüne" yada "enflasyona"
endekslenmelidir. Çalıştığı dönemlerde yüzde 12 gibi yüksek bir oranda sağlık
primi ödemiş olan Emeklilerimizden, sağlık hizmetine erişimde hiç bir ad altında
katkı payı alınmamalıdır. Başkanlar Kurulunda dile getirilen hususlar sonuç
bildirgesine de bu şekilde yansımıştır."
















