‘Daha Çok Okuduk, Daha Az Yazdık’

‘Daha Çok Okuduk, Daha Az Yazdık’

TYB Sakarya Şubesi dokuz şair, yazar ve akademisyenin katıldığı bir açık oturum düzenledi. Şair Yılmaz Güney’in özel kütüphanesinde gerçekleşen ‘On sekiz aydır Covit19 Süreci edebiyat çalışmalarınızı nasıl etkiledi?’ konulu açık oturum yaklaşık iki saat sürdü. Yapılan açıklamalarda bazı yazarların süreçten olumlu bazılarının ise çok olumsuz etkilendikleri görüldü.

‘Daha Çok Okuduk, Daha Az Yazdık’

TYB Sakarya Şubesi dokuz şair, yazar ve akademisyenin katıldığı bir açık oturum düzenledi. Şair Yılmaz Güney’in özel kütüphanesinde gerçekleşen ‘On sekiz aydır Covit19 Süreci edebiyat çalışmalarınızı nasıl etkiledi?’ konulu açık oturum yaklaşık iki saat sürdü. Yapılan açıklamalarda bazı yazarların süreçten olumlu bazılarının ise çok olumsuz etkilendikleri görüldü.

‘Daha Çok Okuduk, Daha Az Yazdık’
20 Ağustos 2021 - 13:38

Akademisyenler ise sürecin edebiyat ve Türkçe eğitimini olumsuz etkilediğini belirttiler. Şair Yılmaz Güney’in yönettiği ve dokuz katılımcının yaptığı oturumdaki açıklamaların özeti ise şöyleydi: ‘Covit19 Sürecinde daha çok okuduk, daha az yazdık.’
TYB Sakarya’nın ‘O sekiz aydır devam eden Covit19 süreci edebiyat çalışmalarınızı nasıl etkiledi?’ konulu açık oturumuna şair yazar ve akademisyenlerin verdikleri cevapları:
Hasan Sağlam (Seyahat yazarı/TYB Sakarya Şubesi Eski Başkanı): 'Salgın sürecinde hiç okumadığım kadar şiir hikâye roman okudum. Hem mesleki hem edebi açıdan on binlerce sayfa okudum. Bu süreçte tümüyle TYB Sakarya Şubesi başkanıydım. Başlangıçta biraz bocaladık. Ama iki üç ay sonra programlara başladık. TYB Sakarya olarak, instegram ve zoom üzerinden, önceki dönemlere oranla çok daha fazla program gerçekleştirdik ve çok daha fazla katılıma ulaştık. Öte yandan seyahatlerim büyük oranda sona erdi, seyahat yazılarım da. Netice itibarıyla, benim açımdan da şubem acısından da Covit19 süreci bizi olumsuz değil olumlu etkiledi diyebilirim.'
Mehmet Özdemir (Edebiyat akademisyeni / TYB Sakarya Şubesi Başkan Yardımcısı): 'Ben aynı zamanda Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe öğretmenliği bölüm başkanıyım. Salgın süreci mesleki acıdan bizim Türkçe eğitimimizi çok kötü, çok olumsuz etkiledi. Derslere katılım dengesiz ve özensiz oldu. En olumsuz etkisi de sınavlarda oldu. Sınava giren öğrencilerimizin birbiriyle haberleşip cevap paylaşımı yapması pek engellenemedi. Yüz yüze eğitime göre çok geriledik. Netice itibarıyla edebiyat ve Türkçe eğitimi salgın sürecinden yara aldı.'
Fahri Tuna (Biyografi-portre yazarı/TYB Sakarya Şubesi Başkanı): 'Biz yazarlar toplumla görüşmelerimiz azaldıkça daha üretken hâle geliriz. Covit19 Salgını bu anlamda beni çok olumlu etkiledi. Bir buçuk yılda iki kitabım yayımlandı, üçüncüsü de eli kulağımda, Ekim ayında çıkıyor. Son yıllarda hiç okumadığım kadar kitap okudum. Öte yandan çevrimiçi olarak üç farklı yazarlık derslerimi büyük bir disiplin ve katılımla sürdürdüm. Öğrencilerin katılımları oldukça iyiydi. Bazı çevrimiçi programlara da katıldım. Doğrusu salgın süreci beni olumsuz değil aksine olumlu etkiledi diyebilirim.'
Mustafa Turan (Tarihçi-yazar): 'Millet olarak salgın döneminde psikolojimiz bozuldu. Benim açımdan fırsata döndü. Ben yıllardır zaman sıkıntısı çekiyordum. Ömrüm konferanslarda, havaalanlarında, yollarda geçiyordu. Covit19 sürecinde daha çok kitap okudum. Okumanın zevkine yeniden vardım ama yazma hızımda düşüş oldu. Önümüzü göremez oldum. Sık sık bir yakınımızın Covit19'a yakalandığını duymak, moralimi bozdu, elim kitaba, yazıya gitmez oldu. Eskiden yılda bir kitap yazarken, bir buçuk yılda hiç kitap yazamadım. Konferanslarıma programlarıma gelince; yine devam ettim ama yüz yüzenin tadını hiç ama hiç alamadım. Ben konuşurken dinleyicinin gözlerini göreceğim, gönül ilişkisi kuracağım. Çevrimiçi programlarda bu hazzı da zevki de hiç ama hiç alamadım. Özetle; salgından okumam olumlu, yazmam olumsuz etkilendi.'
Yılmaz Güney (Şair): 'Covit19’la dünyanın sonu geldi zannettim. ‘Ölüyoruz nasıl olsa, yat’ dedim yattım. Sakarya Üniversitesi'ndeki akademisyendim. İnternet üzerinden fizik dersi olamayacağı gerekçesiyle, eğitim hayatımı da sonlandırdım. Çevrimiçi fizik laboratuvarı olmaz, olamaz çünkü. Şiir yazmaya gelince… yeni bir şiir yazmaya başladım ama sonunu getiremedim. Bana 'salgında şiir yazdın mı?' diye soruyorlar, 'ben dünyanın sonu geldi, siz şiir diyorsunuz' diyorum.'
Mehmet Mazak (Yazar / Kültür sanat adamı): 'Biz belediyeler ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri, itiraf edeyim ki, Covit19'a hazırlıksız yakalandık. Üç dört ayda şaşkınlığı üzerimizden atıp teknik altyapıyı hazırladık. İlk altı aydan sonra haftalık kültür sanat etkinliklerine yeniden başladık. Çok sayıda programımızı, çevrimiçi olarak binlerce, on binlerce kişi izledi. Süreci çok olumluya çevirdiğimizi söyleyebilirim. Yayıncılar da ilk altı ay olumsuz etkilendiler, sonra toparlandılar. Yazarlara gelince; onlar salgın sürecini çok üretken şekilde geçirdiler. Yazdıkları kitap sayısını, ikiye üçe katladıklarını gözlemliyorum. Netice itibarıyla, başlangıçta edebiyat dünyasını olumsuz etkileyen Covit19, gitgide olumluya evrildi; hatta eskisinden daha iyi hâle geldi demek mümkün.'
Bayram Akyüz (Günce yazarı): 'Salgın beni çok olumsuz etkiledi. Süreç öncesi haftada bir kitap okurken, on sekiz ayda sadece üç kitap okuyabildim. Eşim çocuklar torunlar bir yanda çevremde Covit19’a yakalananların haberleri bir yanda... Eskiden haftada bir yüz yüze edebiyat programına katılmaya çalışırdım. Salgında çevrimiçi de olsa hiçbir programa katılamadım. Yazma da yazamadım doğru dürüst. Birkaç günlük yazı dışında elim yazmaya da gitmedi. Ben salgından çok olumsuz etkilendim. Sadece dedelik vazifelerimi bihakkın yerine getirebildim. ‘2020 yılın dedesi ödülü’nü hak ettim ama kimse vermedi maalesef.'
Furkan Özren (Roman yazarı): 'İlk romanımın yayınından üç ay sonra salgın patladı. Büyük umutlarım, beklentilerim vardı. Bazı fuar ve okul söyleşileri için görüşmelerim vardı. Salgınla beraber bütün kitap fuarları, imza günleri, okul söyleşileri iptal edilince, Covit19'dan benim gibi genç yazarlar ve tabii ki yayıncılar, çok olumsuz etkilendiler. Yeni bir roman çalışmam var ama o da yavaş gidiyor doğal olarak. Sonuçta salgın biz genç yazarlara vurdu demek mümkün.'
Ali Türkmenoğlu (Hukuk profesörü): ‘Ben salgının küresel bir oyun ve aldatmaca olduğuna inanıyorum. Evet, virüs gerçek. Var. İnkâr etmiyorum. Ama onun dünyaya sunuluş biçimi, Covit19’la ülkelerin ekonomileri üzerinden yönetimlerine yön verme biçimine dönüştü. Aşı konusu da ayrı bir muamma. Aşıda da bin bir soru işareti var. Ben Viyana’da ve Almanya’da dersler veriyorum. Elbette öğrencilerimin eğitimi de çok olumsuz etkilendi süreçten.’
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Sapanca Zabıtasından, Fiyat ve Son Kullanma Tarihi Denetimi
Sapanca Zabıtasından, Fiyat ve Son Kullanma Tarihi Denetimi
Büyükşehir’den Kocaali’ye 32 kilometrelik beton yol
Büyükşehir’den Kocaali’ye 32 kilometrelik beton yol