Fosil yakıtlı araçlardan elektrikli otomobillere geçiş süreci hızlanırken, kullanıcıların kafasındaki en büyük soru işaretlerinden biri de bu araçların yaydığı "radyasyon" seviyeleri. Özellikle batarya ve motorun sürücüye yakınlığı, sağlık riskleri konusunda endişelere yol açıyor. Ancak Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Çerezci liderliğindeki bir çalışma grubunun Türkiye’de piyasada bulunan üç farklı marka üzerinde yaptığı kapsamlı ölçümler, bu korkuların yersiz olduğunu ortaya koydu.
Araştırma, araçların hem park halinde şarj edilirken hem de 40 km/s ve 100 km/s hızlarında hareket halindeyken manyetik alan şiddetini ölçtü. Elde edilen verilere göre, elektrikli araçların iç mekanındaki manyetik alan riski 0 ile 1,2 mikrotesla (µT) arasında değişiyor. Prof. Dr. Çerezci, bu değerlerin, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da kabul edilen Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu'nun (ICNIRP) öngördüğü limitlerin çok altında olduğunu vurguladı. Uzmanlar, risk düşük olsa da özellikle tamir sonrası manyetik alan sızıntılarının kontrol edilmesinin faydalı olacağını belirtiyor. Diğer bağımsız testler de elektrikli araçlardaki elektromanyetik alan seviyelerinin, içten yanmalı motorlu araçlardan bile daha düşük olabildiğini gösteriyor.





















