DURDURMAYA ÇALIŞTILAR
Polat konula ilgili yaptığı açıklamasında,“Baro Başkanlarının,
Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında Ankara'ya başlatmış olduğu yürüyüş maalesef şiddet kullanarak
engellenmiştir. Kim, hangi gerekçeyle bu yürüyüşü durdurmaya çalışmaktadır.
Adaletin yegane temsilcileri olan avukatların tamamen hukuki olan bu yürüyüşlerine
hukuksuzca el kaldıranlar unutmamalıdır ki adalet bir gün herkese lazım olacaktır.
Hukukun yılmaz neferi olan avukatlar Anayasa'nın 34. maddesinde açıkça düzenlenmiş bir hakkı
kullanmasına rağmen, keyfi olarak buna müdahalede bulananlar elbet bir gün
hukuk önünde
hesap verecektir. Unutulmamalıdır ki avukat susarsa savunma susar, avukatın
sesi kesilirse halkın nefesi kesilir.” dedi.
PANDEMİ
SÜRECİ
Av. Emrullah Polat şöyle devam
etti: “Ankara'da
Baro Başkanlarına bu hukuksuz tutum sergilenirken ilimiz de insanların sağlığı hiçe sayılmaktadır. Bilindiği
üzere Çin'den başlayan ve kısa süre içinde tüm dünyayı saran Covid 19
isimli virüs pandemiye dönüşmüştür. Yaşanan
salgın sürecine bağlı olarak, bir süre adliyelerdeki duruşmalara ara verilmesi
sebebiyle zaten iş yoğunluğu başlarından aşkın olan mahkemelerde, iş yoğunluğu
daha da artmış ve içinden çıkılmaz bir hale girmeye başlamıştır. Bu problemin aşılması
amacıyla alınan önlemler
yetersiz kaldığı gibi yıllardır Sakarya'mız için verilen yeni adliye sözü bir türlü tutulmadığından,
fiziki şartları çok kötü
ve yetersiz olan adliyemizde bugünden sonra oluşacak yığılmalar neticesinde başta
hakim, savcı, avukat ve adliye personeli olmak üzere hak arayışında olan şehir
halkımız bir büyük bir risk altına girmiştir.
ÖNCE ADALET SARAYLARI YAPILMALI,
CEZAEVLERİ DEĞİL
İnsanlığın bu virüsle daha ne kadar süre mücadele edeceği belirsizken yıllardır söz verilen ama bir türlü verilen sözün tutulmadığı, şehrimizin ihtiyacı olan müstakil ve fiziki şartları elverişli olan adliyenin bir an önce inşa edilip faaliyete geçirilmesi şarttır. Ancak insanların başta sağlığının hiçe sayıldığı bu süreçte sesimiz Ankara'dan duyulmamakta, halkımızın daha müreffeh ortamda adalet aramasını sağlayacak olan yeni adliye binası bir türlü inşa edilememektedir. Sakarya’mızın ihtiyaçlarına yetecek ölçüde halen bir adalet sarayımızın olmamasına rağmen, nerdeyse küçük bir kasaba büyüklüğünde ikinci bir cezaevi inşaa ediliyor olması gerçekten üzücüdür. Şehrimize ihtiyacı olan adliyeyi kazandırmak boynumuzun borcudur. Unutulmamalıdır ki hastaneye ne kadar ihtiyaç varsa adliyelere de o kadar ihtiyaç vardır.
ADALETİARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Polat açıklamalarını şu şekilde
tamamladı: "Birileri ne kadar adaletten uzaklaşsa da, bizler asla adaleti
aramaktan vazgeçmeyeceğiz, birileri ülkemizi ne kadar kabile devletine çevirmeye
çalışsa da biz ülkemizin hukuk devleti olarak kalması için çalışacağız. Hz Ömer
adaleti getireceğiz diyenlere sesleniyoruz, Fırat’ın kenarında kurtlar kuzuları
parçalıyor, siz nerdesiniz.


















