“Klasikler öğretici eserlerdir”

“Klasikler öğretici eserlerdir”

Büyükşehir Belediyesi Ocak Kültür Sanat etkinlikleri Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu’nun ‘Klasikler Nerededir ve Kimin İşine Yarar?’ konulu konferansı ile devam etti. Daşçıoğlu, “İlk romanların verildiği anlam açısından bakarsak seçkinler için üretilen eserler ile insanlara bir şeyler öğreten didaktik eserler klasik olarak kabul edildiği görülüyor” dedi.

“Klasikler öğretici eserlerdir”

Büyükşehir Belediyesi Ocak Kültür Sanat etkinlikleri Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu’nun ‘Klasikler Nerededir ve Kimin İşine Yarar?’ konulu konferansı ile devam etti. Daşçıoğlu, “İlk romanların verildiği anlam açısından bakarsak seçkinler için üretilen eserler ile insanlara bir şeyler öğreten didaktik eserler klasik olarak kabul edildiği görülüyor” dedi.

“Klasikler öğretici eserlerdir”
11 Ocak 2019 - 17:20

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Ocak Kültür Sanat Etkinlikleri Prof. Dr. Yılmaz Daşçıoğlu’nun ‘Klasikler Nerededir ve Kimin İşine Yarar?’ konulu konferansıyla devam etti. Tarihi Alicanlar Konağı’nda gerçekleştirilen konferansta Prof. Dr. Daşçıoğlu, çok sayıda sanatsever ile buluştu.
 
Eğitim amaçlı eserler
Dönemin klasiklere bakış açısını dile getirerek konuşmalarına başlayan Prof Dr. Yılmaz Daşçığlu, “Bir dönem klasik yazarların seçkinlere yönelik yazdığı düşüncesi vardı. Yani elitlere yazan yazarlar. Ahali Latinlerde ikiye ayrılıyor. Bir Aristokratlar bir de Roman dedikleri kitle var. Roman türünü de isim olarak ona bağlarlar. Dolayısıyla birinci anlam olarak seçkinlere hitap etmek bir ayrım sebebidir. Kavramın kökeninde bir elit düşünce vardır. İkinci anlam daha yaygın biliniyor. Klas ve sınıf kelimesinde bir yönü Aristokrasi’ye giderken bir taraftan da klas, yani bugünde kullandığımız anlamda eğitim amaçlı olan eserlerdir. İlk romanların verildiği anlam açısından bakarsak seçkinler için üretilen eserler ile insanlara bir şeyler öğreten didaktik eserler klasik olarak kabul edildiği görülüyor.”
 
İnsan merkezli
Daşçıoğlu, “17. yüzyıldan itibaren klasikçiler, klasizm dediğimiz hümanist düşünürlerin öne çıkardığı bir kavram olarak modern dünyada kullanılıyor. 17. Yüzyılların düşüncesi kilise merkezli toplum yapısına karşı çıkıştır. Kilisenin kendi kitapları vardır. Kanunlaştırdığı İnciller ve azizlerin hikâyeleri vardı. Bu klasikçiler ve hümanistler aslında yeni bir dünya tasarlıyorlar. Bu tasarımın kaynakları olması lazımdı. Bu hep din ile çatışma olarak algılanabilir ama öyle değildir. Netice itibarinde oluşacak parametrenin din merkezli değil de insan merkezli olmasıydı. Bunun için oluşacak okuma listesinin de Hıristiyanlık öncesinden gelmesi gerekiyordu”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
AKM’de film gösterimi ve söyleşi bir arada
AKM’de film gösterimi ve söyleşi bir arada
 Kur’an Bülbülü Asker Hafız Mehmet Eren Orhangazi Kültür Merkezi’nde anıldı
Kur’an Bülbülü Asker Hafız Mehmet Eren Orhangazi Kültür...