Orta Doğu’yu 10 Twitte Anlatıyoruz

Orta Doğu’yu 10 Twitte Anlatıyoruz

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü (ORMER) Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kardaş, sosyal medyayı kamuoyuna daha hızlı ulaşmak için aktif olarak kullanmaya başladıklarını belirterek, “Twitter’da ‘10 Tweette Dünya Gündemi’ serisini başlattık. Ürettiğimiz bilgileri insanların anlayabileceği kavramlar kullanarak 10 mesajda açıklıyoruz” dedi.

Orta Doğu’yu 10 Twitte Anlatıyoruz

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü (ORMER) Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kardaş, sosyal medyayı kamuoyuna daha hızlı ulaşmak için aktif olarak kullanmaya başladıklarını belirterek, “Twitter’da ‘10 Tweette Dünya Gündemi’ serisini başlattık. Ürettiğimiz bilgileri insanların anlayabileceği kavramlar kullanarak 10 mesajda açıklıyoruz” dedi.

Orta Doğu’yu 10 Twitte Anlatıyoruz
13 Kasım 2019 - 19:24

ORMER Müdürü Prof. Dr. Tuncay Kardaş, Ortadoğu Enstitüsünde yapılan çalışmaları anlattı. Orta Doğu konusu özelinde çalışmalar yapan Türkiye’deki tek enstitü olduklarını belirten Kardaş, bunun da kendilerine yüklediği sorumluluğun farkında olduklarını dile getirdi.


“Geleceğin Orta Doğu uzmanlarını yetiştiriyoruz”


Yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim veren ORMER’in yaklaşık 40 personelle hizmet verdiğini aktaran Kardaş, “Orta Doğu’da ve bu alanda uzmanlaşacak olan geleceğin hocalarını yetiştiriyoruz. Sadece uluslararası ticaret ve sosyoloji bölümlerinde değil, çeşitli bölümlerde yüksek lisans ve doktora yapmak isteyen öğrencilere açığız. Öğrencilerimizi elimizden geldiği kadar iyi yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi. Enstitüde eğitim gören uluslararası öğrenciler konusunda da bilgi veren Kardaş, 92 öğrencilerinin bulunduğunu, bunun da yarıya yakınının uluslararası öğrenci olduğunu kaydetti. Enstitüde dünyanın her yerinden öğrenciler bulunduğunu belirten Kardaş, YÖK burslusu kategorisinde de 14 öğrencilerinin olduğunu, bu öğrencilerinin YÖK’den önemli bir miktarda burs aldığını söyledi.


“Tarih disiplinine önem veriyoruz”


Enstitünün hedeflerine ilişkin de bilgi veren Kardaş, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji alanlarının yanı sıra öğrencilere özellikle son 1 yıldır tarih disiplini de katmayı istediklerini ifade etti. Kardaş, “Bir disiplinin etkisinde büyüyüp, birçok disiplinin etkisinde hocalar yetiştirmek için çalışıyoruz. Orta Doğu’nun herhangi bir ülkesinde herhangi bir olay ile karşılaşan ve bunu uzmanlık seviyesinde açıklayabilen yüksek lisans ve doktora öğrencileri yetiştirmeyi arzuluyoruz. Bizim tercih ettiğimiz yaklaşım önceki yaklaşımlardan biraz farklı. Biz alanında daha fazla derinleşip daha fazla yoğunlaşan öğrenciler istiyoruz. Şartlarımız biraz ağır. Öğrencilerden istediğimiz; örneğin Suriye ve Irak masalarımız var. Bu konularda yüzeysel bir bilgi birikimi istemiyoruz. Öğrencilere konularında derinlikli ve yoğun bir araştırma şansı sunuyoruz ve bu beklentiyle onlara yaklaşıyoruz. Uluslararası bölümden gelen öğrencimiz o ülkenin tarihini çok iyi bilmeli. Güncel olayların kök sebebine ulaşmak bizim gayemiz. Yani olaydan olguya ulaşmak istiyoruz. YÖK bursu alan 14 kişinin neredeyse yarıya yakını tarih bölümü mezunu. Yani burs verirken bile biz bu duruma çok dikkat ediyoruz. Bir ülkenin geçmişini bilemediğimiz zaman o ülkenin güncel sorunlarını bilmemiz de çok zor” ifadelerini kullandı.


“10 Tweette Dünya Gündemi”


Enstitüde üretilen nitelikli bilginin akademik olarak kalmasını istemediklerini dile getiren Kardaş, bu bilgileri geniş halk tabanıyla buluşturmak istediklerini, bunun için de başta Sakarya olmak üzere çeşitli aktörlerle işbirliği içinde çalıştıklarını, STK’larla ve diğer eğitim kurumlarıyla doğrudan ilişkilerinin olduğunu aktardı. Özellikle sosyal medyayı aktif olarak kullandıklarını söyleyen Kardaş, “Twitter’da ‘10 Tweette Dünya Gündemi’ serisini başlattık. Burada ürettiğimiz bilgileri insanların anlayabileceği kavramlar kullanarak açıklıyoruz. İnternetin bilgiyi hızlı bir şekilde geniş kitlelere yayma özelliği var. Dolayısıyla bu bizim kamuoyuyla buluşma noktalarımızdan birisi. Gündem toplantılarımızı kapalı yapıyoruz. Konunun uzmanı 15 kişi gelip o haftanın en sıcak konularını, tabiri caizse en kavramsal ve en ağır tekniklerle tartışıyor. Bu bağlamda Sakarya’nın bir liseden öğrenciler talep etti ve toplantılarımıza katıldı. Bu bizim kapılarımızı açma noktasında yaptığımız çalışmalardan birisi. Doktora ve yüksek lisans jüri sınavlarını halka açık yaptık. İsteyenler takip edebiliyorlar. Elimizden geldiği kadar şehrin kültür ve sanat faaliyetlerinin bir parçası olmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda onları bizim parçamız haline getirmeye de çalışıyoruz. Halkın, insanların faydasına olmayan bilimsel bilgi açıkçası beni çok cezbetmiyor. Raflarda çürüyen, toz içinde sayısız kitap var. Yani ne önemi var o zaman. Biz bunu kırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.


Bu konuda güzel sonuçlar almaya başladıklarını belirten Kardaş, “Nitelikli yayın konusunda uluslararası arenada en üst seviyedeki dergileri içeren SSCI sıralamasında Boğaziçi’ni geçtik, ODTÜ ile aynı sıralardayız. Kurumumuzun üniversitemizin ismini daha iyi yerlere taşıması ve kurumun yaptıklarının daha görünür kılınabilmesi için bu yayınlar çok önemli. Bunlar olanakları bizden daha fazla olan üniversiteler. Zor bir iş başardık ancak bu konuda kurumsal desteklerimiz var. Rektörümüz bize bu konuda gerçekten her türlü desteği veriyor” dedi.


“Öğrenci başına 100 kitap düşüyor”


ORMER’de faaliyet gösteren İbn-i Haldun Kütüphanesinde yaklaşık 10 bin kitap bulunduğu bilgisini veren Kardaş, “100 öğrenci olduğunu düşünürsek her öğrenciye yaklaşık 100 kitap düşüyor. Türkiye’nin öğrenci başına en çok kitap düşen üniversite birimlerinden birisi olarak bize büyük bir açılım sağlıyor. Boğaziçi’ni geçiyorsun, ODTÜ’yü yakalıyorsun. Bu tabi biraz da bu tür kaynaklar sayesinde oluyor. İnternet veri ağ tabanlarımız çok kuvvetli. Üniversitemiz bu konuda oldukça ileride. Kütüphanemizde yine incimiz literatürde nitelikli kitaplar mevcut ve her yıl bu güncelleniyor, zenginleşiyor. Çeviri kitaplarımız da bulunuyor. Sadece orijinal araştırma yapıp yayınlamanın dışında, alanında isim yapmış, başucu kitabı olmuş veya çok önemli olduğunu düşündüğümüz kitapları çevirerek Türkçeye kazandırıyoruz” şeklinde konuştu.


“Orta Doğu’ya hazırlıklı olmalıyız”


Öğrencilerden beklentilerinin Ortadoğu ve dünya siyasetini iyi bilmeleri olduğunu dile getiren Kardaş, “Ortadoğu hiçbir zaman sadece Ortadoğu olarak kalmıyor. Küresel, bölgesel güçler hep Ortadoğu’nun iç işlerine dâhil oluyor. ABD ve Rusya gibi ülkelerin küresel Ortadoğu denkleminde ayrı bir yeri var. Bu coğrafya kendi başına bırakılan bir yer değil, hiçbir zaman da olmadı aslında. Medyanın gündeminde yeni bir Ortadoğu var artık. Küresel güçlerin çok daha müdahil olduğu, denklemin çok daha çetrefilli hale geldiği, bilinmeyenlerin daha çok arttığı bir alan. Dolayısıyla hazırlıklı olmak ve iyi bir araştırma potansiyeline sahip olmak gerekiyor” dedi.


Enstitüde iki dönemlik Arapça, Farsça, İbranice gibi dillerde zorunlu eğitim verildiğini belirten Kardaş, ülke masalarında görev yapan personelin en az iki dile hâkim olmalarının beklendiğini söyledi. Çalışmalarda insan odaklı davranmaya dikkat ettiklerine de işaret eden Kardaş, savaşların sadece siyasi sonuçlara değil insani dramlara da yol açtığını, bu ülkelerle doğrudan irtibat kurarak çalışmalar yaptıklarını ve bir araştırma stratejisi oluşturduklarını aktardı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kazakistan Öğrenci Heyetinden Vali Nayir e Ziyaret
Kazakistan Öğrenci Heyetinden Vali Nayir e Ziyaret
Yavuz “Yusuf Bebek İçin Gerekeni Yapıyoruz”
Yavuz “Yusuf Bebek İçin Gerekeni Yapıyoruz”