Sakarya Üniversitesi, küresel ölçekteki akademik gelişmeleri ve yerel sanayinin kalkınma hamlelerini doğrudan etkileyecek kritik bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Üniversite bünyesinde geleneksel hale gelen “Bilimden Hikmete Vizyon Buluşmaları” serisinin dördüncü oturumu, "Endüstrideki ve Yurt Dışındaki Araştırmacıların Üniversitelerle İş Birliği Nasıl Olmalı?" başlığı altında çevrim içi ortamda geniş bir katılımla gerçekleştiriliyor. Uluslararası ortaklıkların geleceğinin masaya yatırıldığı panelde; üniversite-sanayi entegrasyonu, küresel araştırmalar ve bilim insanlarının akademiye sunduğu katkılar derinlemesine analiz ediliyor. Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, fakülte dekanları ve çok sayıda akademisyenin yakından takip ettiği yayında, teorik bilginin ticari ürüne dönüşme formülleri paylaşılıyor.
Uluslararası Deneyim ve Küresel Ortaklık Kültürü
Akademik iş birliklerinin sürdürülebilir bir zemine oturması adına ortak makale ve doktora çalışmalarının önemine değinen Moscow Institute of Physics and Technology Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Susumu Tanabe, güçlü bir araştırma altyapısının uluslararası bilim insanlarını cezbeden en büyük etken olduğunu ifade ediyor. Genç araştırmacıların yurt dışı deneyimlerinin Türkiye’deki akademik vizyonu yukarı taşıyacağını belirten Tanabe, ortak çalışma kültürünün sınırları aşması gerektiğinin altını çiziyor.
Sanayinin Bilgi Birikimi Kampüse Taşınıyor
YÖK Ek-46 mevzuatının getirdiği avantajlara dikkat çeken Neutec İlaç firmasından Dr. Meliha Cesur, sanayide aktif çalışan doktoralı araştırmacıların üniversitelerde proje ve danışmanlık yürütmesinin teorik eğitim ile pratik saha tecrübesini buluşturduğunu dile getiriyor. Öğrencilerin sektörü erkenden tanıması adına TÜBİTAK 2209 projelerinin biçilmiş kaftan olduğunu aktaran Cesur, araştırma kültürünün genç yaşlarda aşılanması gerektiğini vurguluyor.
Programın bir diğer önemli konuğu olan Kordsa’dan Dr. Hatice Gökdemir ise, TÜBİTAK 1004 NANOSİS Platformu ve TÜBİTAK 1505 programlarının sektöre sunduğu fırsatları aktararak; kurşun-asit bataryalar, cam-seramik kaplamalar ve RFID etiket çözümleri gibi yüksek teknoloji odaklı çalışmalarından kesitler sunuyor. Şirketlerin yatırımları hızlıca katma değere dönüştürme arzusunda olduğunu belirten Gökdemir, üniversite ve sanayinin karşılıklı fayda ekseninde buluşmasının Türkiye'nin üretim gücünü artıracağını ifade ediyor.

















