ÂSIM’IN NESLİ DER Kİ
Kurtuluş Savaşı’nın tüm hızıyla
devam ettiği sıralarda, askerlerimizin cesaret ve kararlılığını artırmak;
umutlarını tazelemek, millî ruhu güçlendirmek adına bir marşa ihtiyaç duyulmuştur.
Marş olacak şiirde aranan en önemli özellik, kanlarının son damlasına kadar
neden savaşmaları gerektiğini askerlerimize hatırlatmasıdır. Yeter ki tekrar edildikçe
öz güvenlerini artsın, var olma savaşının önemini kavrasınlar.
Düzenlenen yarışmaya yüzlerce eser
katılır ve yedi tanesi ön elemeyi geçer. Finale kalan şiirlerden biri, Âkif’’e
aittir…
Ankara'daki Taceddin Dergâhı'ndaki odasında, Türk ordusuna
seslendiği şiiri kaleme aldı ve bakanlığa teslim etti. Şair, Kurtuluş
Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve
özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk'a, yurduna ve dinine
bağlılığını şiirinde öyle güzel dile getirmiştir ki diğer altı şiirin
okunmasına gerek kalmamıştır.
Âkif’in şiiri, salonu coşkuyla doldurmuştur. Yarışma
amacına ulaşmış, belki de beklediğinden fazlasını elde etmiştir.
Bu dizelerin sahibi olan yüreğin, büyük şairin
özellikleri saymakla biter mi?..
Bazen camide hutbe veren hatiptir,
Bazen boğazı yüzerek geçen yüzücü.
Bazen baytardır, bazen müfettiş.
Bazen -en çok da- şair, bazen yazar. Vatanını,
milletini ne de güzel yazar…
Onu diğer şairlerden ayıran en önemli özelliği,
gerçekten hissettiklerini yazacak samimi bir kaleme sahip olmasıdır.
Diline dökülen her cümle, kaleminden akan her yazı,
onun vicdan ve gönlünden gelmektedir.
Gazetede gördüğü küçük bir fotoğraf, onun için
gökler kadar derin manalar barındıran bülbül
olup kıyametler kopardı senelerce.
İstasyonda beklerken gelen bir telgraf, Çanakkale Şehitlerine adlı deryaları
taşıracak bir gülle olup düşüyordu düşmanın yüreğine.
Uykusuz geçen bir gecenin sabahında, bir gece
şiiriyle seslenirdi peygambere.
Benim için Âkif, samimiyet demektir.
O, umutsuzluğa karşı samimi bir heyecan,
O, esarete ve düşmana karşı samimi bir kale,
O, zulme karşı samimi bir duruş,
O, milletini iyi tanıyan, çağın sorunlarını iyi
analiz eden ve sahip olduğu millî ve manevi hassasiyetlerle yazdığı reçeteyi
şiirleriyle anlatan bir vatanseverdi.
İstiklal şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un bizlere, Asım’ın nesline, hediyesi ve
emanetidir İstiklal Marşı’mız. Onu; tek yürek, tek vücut olup söylemenin tam
zamanıdır bugün! Asım’ın nesli olduğumuzu ispat etmenin zamanıdır!
Vatanımıza, bayrağımıza sahip çıkmak; bağımsızlık uğruna toprağa düşen aziz
şehitlerimize borcumuzdur. Bunu asla unutmayacağız, unutturmayacağız!
İstiklal Marşı’mızın kabulünün 99. yılını kutluyor, devletimizin
kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve millî şair Mehmet Âkif Ersoy’u rahmet
ve minnetle anıyorum.
“ALLAH, BU
MİLLETE BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!”
FAZİLET DURMUŞ
İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRÜ
















