Vatan Partisi Genel
Başkanı Doğu Perinçek’in katılımıyla düzenlenen Kozan Üretim Devrimi Kurultayı tamamlandı.
Vatan Partisi tarafından
Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen kurultayda üreticinin sorunlarına karşı
çözümler tartışıldı. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, kurultayda yaptığı
konuşmada bir tek Vatan Partisi’nin çözüm sunduğunu belirterek üreticilere
seslendi. Perinçek, “Artık hükümetten bir şey istemeyelim. Biz üreticiler
hükümeti olalım. Zorluklardan Üretim Devrimi ile çıkarız. Sizi ağırlığınızı
koymaya, siyaset meydanına ve Vatan Partisi’nde olmaya davet ediyorum.”dedi.
Kozan Belediye
Sineması’nda düzenlenen kurultayda, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek,
Muhtarlar Derneği Başkanı Salim Açıkgöz, Arıcılar Birliği Başkanı Yunus Kılıçkaya,
üretici Ethem Pazarcı ve Fırıncılar Odası Başkanı Muhammet Yorulmaz konuşma
yaptı.
TÜRKİYE
BÜYÜK ÇÖZÜMLERİN EŞİĞİNDEDİR
‘ÜRETİCİ
BAŞ TACI’
‘TÜRKİYE
KARAR NOKTASINA GELDİ’
Türkiye’nin ithal ettiği
doğalgaz ve petrol fiyatları yükseldiği için Türkiye’deki üretim fiyatları
maliyetlerinde de önemli yükselişler olacağına dikkat çeken Perinçek, 2022
yılının Türkiye için zorluklar yılı olacağını söyledi. Perinçek, herkesin bir
şeyler vaat ettiğini ama nereden vereceğini açıklayamadığını bir tek Vatan
Partisi’nin bunu açıkladığını söyledi.
‘ÇİFTÇİMİZİN
GÜVENLİĞİ KOMŞULARIMIZDA’
Enerji
güvenliği ile gıda güvenliği konusunda komşularla işbirliğine dikkat çeken
Perinçek,” Doğalgazımızı ve petrolümüzü en çok Rusya’dan alıyoruz, ikincisi
İran’dan, sonra Azerbaycan’dan ve Cezayir’den alıyoruz. Bunların hepsi bizim
komşularımız. Rusya, İran, Irak, Azerbaycan. Yani bizim enerji güvenliğimiz
komşularımızda, çiftçimizin güvenliği de komşularımızda, sanayicimizin
güvenliği de komşularımızda çünkü onlardan aldığımız doğalgazı, petrolü
kullanıyoruz. Öyleyse dış politikada, güvenlik politikasında çiftçimizi,
sanayicimizi, esnafımızı, halkımızı düşünüyorsak güvenlik ve dış politikada da
Rusya’yla, İran’la, Irak’la, Suriye’yle, Cezayir’le ve bu gibi komşularımızla
iyi ilişkiler geliştirmemiz lazım. Bu da bir politik karar meselesi.
Görüyorsunuz, dış politika, güvenlik politikası, terörü bitirmek, çiftçinin üretim
yapabilmesi konuları siyasette düğümleniyor, iktidarda düğümleniyor, hükümette
düğümleniyor. Onun için dönüp dolaşıp geldiğimiz yer şudur, hükümet olmak ve bu
biten sistemin yerine üreticilerin sistemini getirmek! Onun için üreticilerin
sistemini getireceğiz.”diye konuştu.
ÜRETİCİLERE
ÇAĞRI
Biten
sistem yerine üreticilerin sistemini getireceklerini, Üretim Devrimi
yapacaklarını belirten Doğu Perinçek, “Artık birilerinden çözüm beklemeyeceğiz.
Türkiye’nin çalışanları, üreticileri olarak “Hükümet oluruz ve biz çözeriz!”
diyeceğiz. Onun için sizi teşkilatlanmaya davet ediyorum. Ağırlığınızı koymaya,
siyaset meydanında davet ediyorum, Vatan Partisi’ne davet ediyorum.”dedi.
‘LİMON
ALICI BULAMIYOR’
Muhtarlar Derneği Başkanı
Salim Açıkgöz, limon sezonunun başladığını maalesef piyasada alıcının
bulunmadığını söyledi. Açıkgöz şöyle konuştu: “Tüccar, ‘ben limonun iyisini
keserim yüzde 75’i kalır. Seçmece alırım onu da 1.50 TL’ye alırım’ diyor.
Narenciye çok fazlaymış. Az ürettiğimizde az diyorlar çok ürettiğimizde de çok
diyorlar. Biz yetiştiriyoruz satmak da devlete düşer. Şu anda hububat ekimi
başlayacak ama maalesef vatandaşın tarlaya gübre atacak parası yok. Eğer
çiftçiye gübre vermezsen çiftçi bu tarlaları boş bırakır. Vatandaş evindeki
ineği satmak zorunda kalıyor.”
Arıcılar Birliği Başkanı
Yunus Kılıçkaya da Adana’da 10 bin 500 ton bal ürettiklerini, 475 bin arı
olduğu bilgisini verdi. Yangın ve kuraklıktan dolayı arıcıların zor durumda
kaldığını belirten Kılıçkaya, taleplerini şöyle sıraladı: “Arıcıların
borçlarının ertelenmesini, merdiven altı üretimin yasaklanmasını, tüketicinin
gerçek balı tüketmesini, meralarımızın arıcılara açılmasını istiyoruz.”
Kılıçkaya, tüketicilere de şöyle seslendi: “Marketlerden içeriğinde glikoz
yazan olan balları almayın. Şu anda üreticiye bu darbe vuruyor.”
Üretici Ethem Pazarcı, ülkenin
efendisi zora düşmüşse milletin de zora düştüğünü söyledi. Üretilen malların en
hızlı şekilde pazara ulaşmasını sağlayan bir yapının oluşturulması gerektiğini
söyleyen Pazarcı, “Köy marketlerinde çiftlik yumurtası satılıyorsa, köylü
çarşıdan salatalık alıyorsa bu işte bir yanlışlık var.” dedi.
Fırıncılar Odası Başkanı
Muhammet Yorulmaz da, “Girdi maliyetlerimiz çok yükseldi. Hükümet elinde
değnekle sürekli kafamıza vuruyor ‘zam yapma’ diye. 10 torba un 200’e dayanmış,
ekmeği 1.70’e satıyoruz. Akşam topladığımız paranın hepsini un için geri
veriyoruz. Sadece kendimizi çevirebiliyoruz.” dedi.
MADENLERİ
DEVLET İŞLETMELİ
Hem çiftçilik hem de
maden işçiliği yapan Ali Yılmaz, defneyaprağının dalını kendisinden 50 kuruşa
aldıklarını ama 2 liraya satıldığını belirtti. Yılmaz, “Bunu devlet alsa biz kazanırız. Şu anda tüccarlar kazanıyor.
Sigortamın bir kısmını devlet karşılasa ben iş aramam. Yüzde 50 karşılasın
diyoruz. Madenler özelleştirildi, madenleri devlet işletmeli. Özel sektör işine
dikkat etmiyor.” dedi.
















