SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleşen “Dünyayı Sarsan
Virüs Corona” konulu toplantıya SAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Temel Gürdal, SAÜ
Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr.
Oğuz Karabay, SAÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi
Prof. Dr. Mustafa Altındiş ve Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Aziz Öğütlü
konuşmacı olarak katıldı.
“SAÜ olarak
önlemimizi aldık”
Küresel bir salgına yol açan corona virüs konusunda
öğrencilerin ve personelin bilgilenmesi amaçlanan toplantıda konuşan Rektör
Yardımcısı Prof. Dr. Temel Gürdal, Sakarya Üniversitesi olarak corona virüs
konusunda önlemlerini aldıklarını ifade etti. Prof. Dr. Gürdal, Türkiye’de
virüsün henüz görülmediğini belirterek, virüsün yaygın olduğu ülkelerden gelen
öğrencilerle ile ilgili de bir takım tetkiklerin ve tedbirlerin alındığını
söyledi.
“100 kişiden 3’ünü öldürüyor”
SAÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı
öğretim üyesi Prof. Dr. Oğuz Karabay, corona virüsünün bundan önceki
evrelerinin sars ve mers olduğunu belirterek, ancak bu virüslerin mutasyon
geçirerek corona virüsüne dönüştüğü bilgisini verdi. Corona virüsünün geçirdiği
evreleri anlatan Prof. Dr. Oğuz Karabay, “Corona 2003 yılından önce hiç
akciğere inmiyordu. Özellikle Korelilerde virüsün akciğere indiği bazı vakalar
görüldü ve buna sars denildi. 2012’de de özellikle deveden bulaşarak mers
dediğimiz hastalığa yol açtı. Günümüzde ise bu virüsün Covid-19 olarak
karşımıza çıktı” dedi.
“Çok hızlı yayılıyor”
Corona virüsünün yüzde 3’lük bir ölüm oranına sahip olduğunu
kaydeden Prof. Dr. Karabay, virüsün bulaşma yollarına ve bulaşıcılığına dikkat
çekti. Karabay, “Öksürme ve hapşırma yoluyla saçılan damlacıklarla, hastanın
etkileşimde olduğu yüzeylerden, göz, ağız, burun mukozasından bulaşıyor. Şu
anda el sıkışma, sinemaya, tiyatroya gitme zamanı değil. Bu virüsün 14 güne
kadar bulaştırma süresi var. Fakat insanların yüzde 80’ine 3,3 gün süreyle
bulaşıyor. En uzun kuluçka süresi 14 gün olduğu için 14 günü temel almak
zorundayız” dedi. Prof. Dr. Oğuz Karabay, virüsün dış ortamlara dayanıklılığı,
maske kullanımı ve algı yönetimi konularına değinerek, corona kaynaklı ölümlerin
sars ve mers virüslerine göre düşük olmasına rağmen corona virüsünün çok hızlı
yayıldığını, bu nedenle korku ve paniğe neden olduğunu vurguladı. Sakarya’da şu
ana kadar tanı konmuş hiçbir vaka olmadığını belirten Karabay, SAÜ Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Enfeksiyon Kliniğinin Türkiye’de seçilmiş 25 merkezden bir tanesi olmasının
Sakarya Üniversitesi adına övünülecek bir durum olduğunu dile getirdi.
“Konak olarak hayvanları kullanıyor”
SAÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim
üyesi Prof. Dr. Mustafa Altındiş de korona virüsün fizyolojik yapısından bahsetti.
Virüsün hayvandan insana bulaşan zoonoz bir virüs olduğunu, bu nedenle zayıf
bir virüs olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Altındiş, “Virüs aslında zarflı
bir virüs, eski klasik formlarıyla soğuk algınlığı yapan bir virüs. Özellikle
kış aylarında, sonbahara doğru, solunum yolu enfeksiyonlarından sorumlu bir
virüs. Zaman zaman da salgınlar yapmakta, hatta bunun sinir sistemine de
bulaşan nadir formları da bulunabilmektedir. Fakat Covid-19 virüsü insandan
insana damlacıklar yolu ile bulaşıyor. Yani birisi öksürdüğü zaman 1 metre
etrafına yayılıyor” diye konuştu.
“Yurtdışından gelenler en az 14 gün evde kalmalı”
Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Aziz Öğütlü de Corona
virüsü konusunda Sağlık Bakanlığınca alınan tedbirlere değinerek, yurtdışından
gelen yolcularla nasıl ilgilenildiğini anlattı. Bakanlık olarak yurt dışından
gelenlere 14 gün evlerinden çıkmamalarını önerdiklerini aktaran Öğütlü, “Eğer
çıkmaları gerekiyorsa da maske ile çıkmalarını öneriyoruz. Her gün arayarak
sağlıklarını soruyoruz. Acil durumlarda sağlık personeli yönlendiriyoruz. Evde
iyi havalanan bir odada bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Yurtdışından gelen
kişinin bardak, tabak, kaşık, havlu gibi eşyalarının ortak kullanılmaması
gerekiyor. Corona, çok dayanıksız bir virüs, kıyafetler 60-90 derecede normal deterjan
ile yıkanınca hepsi ölüyor. Korunma için de el hijyeni, iyi beslenme, kaliteli
ve yeterli uyku, bol ve yeterli sıvı alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Program, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla
sona erdi.





















