Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan "Hukuk Fakülteleri Raporu" ışığında, Türkiye'deki hukuk eğitiminin mevcut durumunu, sayısal verileri ve diğer sorunlarını ele alan detaylı bir inceleme yazısı aşağıdadır.
Sayıların Gölgesinde Hukuk Eğitimi:
Türkiye'de hukuk eğitimi ve hukuk mesleklerinin geleceği, son yıllarda en çok tartışılan yükseköğretim başlıklarından biri haline gelmiştir. Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan 2026 tarihli "Hukuk Fakülteleri Raporu", bu tartışmalara somut verilerle ışık tutmaktadır. Rapora göre, niceliksel olarak yaşanan büyük artış, akademik kadro yetersizliği ve mezun başarı oranlarındaki düşüş gibi yapısal sorunları beraberinde getirmektedir.
Hukuk Fakültelerinde Sayısal Patlama:
Cumhuriyet tarihinin büyük bir bölümünde sınırlı sayıda olan hukuk fakülteleri, son yıllarda dramatik bir artış göstermiştir. İlk 55 yılda sadece 2 olan fakülte sayısı, son 57 yılda 100’e ulaşmıştır. Mevcut 89 hukuk fakültesinin 67 tanesi, 2001 ile 2026 yılları arasında kurulmuştur.
Bu kurumsallaşma hızı, doğal olarak öğrenci sayılarına da yansımış ve 2013-2014 döneminde 55 bin seviyelerinde olan toplam öğrenci sayısı, 2019’da 82 binin üzerine çıkmıştır.
Avukat Enflasyonu ve Avrupa ile Kıyaslama
Fakülte ve öğrenci sayısındaki bu artış, hukuk mesleğini icra edenlerin sayısında da bir patlamaya neden olmuştur. 1998 yılında yaklaşık 37 bin olan avukat sayısı, 2024 yılı itibarıyla 199 bin 142’ye ulaşarak 26 yılda yaklaşık 5 kat artmıştır.
Avrupa ülkeleriyle yapılan kıyaslamalar tablonun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Avrupa'daki 12 ülkenin ortalamasında bir avukata düşen kişi sayısı yaklaşık 679 iken, Türkiye’de bu sayı 430’a kadar düşmüştür. Türkiye, avukat başına düşen nüfus yoğunluğunda İspanya ve Portekiz’den sonra listede üçüncü sırada yer almaktadır.
Akademik Kadro Dağılımındaki Dengesizlik
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, akademik kadroların dağılımındaki adaletsizliktir. Türkiye'deki 86 hukuk fakültesinde toplam 586 profesör görev yapmaktadır. Ancak bu profesörlerin %41’i (240 profesör) sadece 10 köklü hukuk fakültesinde toplanmıştır.
Buna karşılık veriler, bazı fakültelerin akademik kadro açısından alarm verdiğini göstermektedir:
5 hukuk fakültesinde hiç profesör bulunmamaktadır.
9 fakültede ise yalnızca bir profesör görev yapmaktadır.
Örneğin; Afyon Kocatepe, Çankırı Karatekin ve İnönü üniversitelerinin hukuk fakültelerinde hiç profesör yoktur.
Daha da önemlisi, temel hukuk derslerinin kürsüleri bazı fakültelerde boştur. 8 hukuk fakültesinde Medeni Hukuk ana bilim dalında öğretim elemanı bulunmazken, 11 fakültede Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku kürsüsü tamamen boştur.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) Sonuçları
Eylül 2024’te ilk kez uygulanan Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS), eğitim sistemindeki farklılıkları net bir şekilde ortaya koymuştur. Sınava giren adayların genel başarı oranı %41,78'de kalmıştır. Hatta 2024 Eylül HMGS'de başarı oranı %41 iken, 2025 Nisan HMGS'de bu oran %23'e, 2025 Eylül HMGS öngörüsünde ise %24 seviyesine gerilemiş durumda.
Devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki başarı makası oldukça açıktır:
Devlet üniversitesi mezunlarının başarı oranı: %47,28
Vakıf üniversitesi mezunlarının başarı oranı: %30,07.
Sınav sonuçlarına göre en başarılı kurumlar Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi olarak sıralanırken; köklü bir geçmişe ve zengin akademik kadroya sahip olan Marmara Üniversitesi’nin ilk 30’a girememesi dikkat çekici bir veri olarak raporda yer almıştır. Burada Marmara Müniversitesi'nin doktrin ağırlıklı çalışmasına bağlıyorum... Yani şöyle diyebiliriz " Muhakeme Kabiliyeti" yüksek ,fakat mevzuat bilgisi anlamında eksiklikler var.. Hatta bazı artılar da var Fikri Sınai Mülkiyet Hukuku zorunlu mesela Marmara'da ...
Kontenjan Politikası ve "Ücretli Eğitim" Tehlikesi
Hukuk eğitimindeki nitelik kaybını önlemek amacıyla 2023 yılından itibaren kontenjanların düşürülmesi politikası izlenmektedir. Toplam kontenjan 2023'te 15.286 iken 2025 yılında 10.063'e düşürülmüştür.
Ancak bu düşüş, devlet ve vakıf üniversitelerine eşit yansımamıştır. Devlet üniversitelerinin kontenjanları %49 oranında azaltılırken, vakıf üniversitelerindeki düşüş sadece %10,1 ile sınırlı kalmıştır. Rapor, bu durumun hukuk eğitiminin giderek "ücretlileşmesi" kaygısını doğurduğuna ve vakıf üniversitelerinin de bu sürece daha etkin dahil edilmesi gerektiğine işaret etmektedir.
Sonuç
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün raporu, hukuk eğitiminde niceliksel büyümenin eğitimde ki dengelilik , bilgi yoğunluğu , müfredat birliği gibi bir gelişmeyle desteklenmediğini göstermektedir. Kontenjanların kademeli olarak azaltılması, akademik kadro standartlarının getirilmesi ve vakıf üniversitelerinin de kontenjan azaltma politikasına eş değer şekilde dahil edilmesi, hukuk sisteminin geleceği açısından atılması gereken elzem adımlar olarak öne çıkmaktadır.05/02/2026
Saygılarımla.
Av. Serdağ YILMAZ










