Lale Müldür, çağdaş şiirimizin sadece bir şairi değil, aynı zamanda kelimelerle evrenin haritasını çıkaran bir kâşiftir. Onun şiirleri; matematik, tarih, felsefe ve mitolojinin harmanlandığı, okuyucuyu alışılagelmiş kalıpların dışına davet eden birer bilmecedir. Bugün, o çok sesli ve çok renkli dünyasından süzülüp gelen bir eseriyle baş başayız.
DESTİNA
Dün gece parçalandım Bütün bir gece parçalandım Dün gece parçalandım Bütün bir gece parçalandım
Parçalandım ey gece O her şeyi sildi Şimdi bir yerlerdeyim Biliyorum bir yerlerdeyim Eski bir şarkıda Eski bir şarkıda
Bir gün her şey silinecek Biliyorum bir gün her şey silinecek Biliyorum bir gün her şey silinecek Ama o şarkı kalacak O şarkı kalacak
Selin Erdem'in Yorumu:
Lale Müldür’ün "Destina"sı, ilk bakışta bir tekrar şiiri gibi görünse de, aslında ruhun bir durumdan diğerine geçişindeki o sarsıntılı ritmi temsil eder. Parçalanmak, şair için bir yok oluş değil, aksine yeniden kurgulanmak üzere dağılmanın kaçınılmazlığıdır. Bu dizelerde modern insanın parçalı kimlik yapısını, her gece yeniden kurulan ama her sabah eksik kalan o bütünlüğü hissederiz.
Şiirde vurgulanan "her şeyin silineceği" gerçeği, bir karamsarlıktan ziyade evrensel bir yasadır. Ancak bu silinişin ortasında "o şarkı"nın kalacak olması, sanatın ve estetiğin zamansızlığına duyulan inancı simgeler. Müldür, bireysel acıyı kozmik bir perspektife yerleştirerek, yaşadığımız her duygunun evrenin geniş dokusunda bir yer bulduğunu fısıldar bize.
Onun şiiri, rasyonel bir açıklamanın çok ötesinde, sezgisel bir kavrayış gerektirir. "Destina"yı okurken anlamın peşinden koşmak yerine, o ritmin ve imgenin ruhumuzda yarattığı dalgalanmaya izin vermeliyiz. Çünkü Lale Müldür bize kelimelerle bir hikâye anlatmaz; kelimelerle bir evren inşa eder ve bizi o evrenin sonsuz boşluğunda kendimizi bulmaya davet eder.












